Kadir Gecesi

IsLaM4eVeR

لا اله الا الله - Lâ ilahe illallah
Admin
Kadir gecesinin fazileti konusunda Kur’an ve Sünnetten deliller sabit olmuştur. Bu geceyi ihya etmeyi teşvik eden, ayrıca Peygamber (s.a.v.) ve ashabının bunu ne şekilde ihya ettikleri konusunda ki rivayetle r hadis mecmualarında yer aldığı şüphesizdir. Dolayısıyla on dört asırdan beri Müslümanlar bu geceyi ihya ede gelmişlerdir. Ancak buradaki sorun, bu geceyi ihya etme keyfiyeti ile ilgilidir . Zira dini bilgilerd en mahrum olan bir çok Müslüman, bu geceyi sünnete uygun bir şekilde ihya etmediği ve ibadetler ine bir çok bidatler karıştırdığı görülmektedir. Dolayısıyla bu geceyi ihya maksadıyla yapılan ve salih zannedile n bir çok amel, ne yazik ki faydasız ve boş bir gayretin ürünü olmaktan çıkmamaktadır. Binaenale yh Müslümanların bu konudaki yanlış uygulamal arını düzelmek için onların bilinçlendirmesi gerekir. Bu alanda gerek ilim adamlarına gerek din görevlerine ve gerekse İslam davetçilerine önemli vazifeler düşmektedir.

Bazı kimseler insanların manevi gıdalarını tıkadığımız iddiasıyla bu makaleyi hoş görmeyebilirler. Ancak bu kardeşlerimize, Peygamber (s.a.v.)’in Hz. Aişe (r.a.)’dan gelen sahih bir hadisi şerifi hatırlatmak isteriz :

“Kim, bizim üzerinde bulunmadığımız bir ameli işlerse, o amel merduttur .” Binaenaleyh, sahih delillere dayanmayan herhangi bir amel manevi gıda değildir.

Öyleyse bir amelin meşruuluğu, veya salih oluşu, hz. Peygamber in sünnetine uygunluk arzetmesi yle ölçülür. Eğer İslamın uygulanışı insanların keyfine göre birakılmış olsaydı, karşımıza binlerce din ortaya çıkardı. Bu nedenle Sünneti seniyyeye uygun az amel, bidatla karışmış bir çok amelden daha hayırlıdır.

Cenabı Hak cümlemize hakkı hak bilip ona tabi olmayı ve batılı da batıl bilip ondan kaçınmayı nasip eylesin, bizleri de kendi rızasına uygun ameller işlemeyi muvaffak ve müyesser kılsın
 

hümeyra__

Yeni Üye
Üye
selamun aleykum Allah razı olsun ne çok yanlışı dogru bilmişiz ve halen çoğunlukta böyle bilmekte Allah rızasına uygun müslümanlar olmamızı nasip etsin amin
 

ayaklıkütüphane

Yeni Üye
Üye
"Her kim imanından dolayı ve mükafatını yalnız Allah'tan umarak Kadir Gecesi'ni ihya ederse geçmiş günahları affedilir"
(Hadis-i Şerif)


Kadir Geceniz Mübarek Olsun...
15 Eylül 2009 Salı – Kadir Gecesi



Rabbimiz Yüce Kitabımız Kuran-ı Kerimde Kadir Gecesi için şunları bizlere söylüyor:
Şüphesiz biz (Kuran'ı) Kadir gecesi indirdik. Kadir gecesinin ne oldugunu sana bildiren nedir ?
Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır. Melekler ve ruh (Cebrail) Rabbi'nin
izni ile her iş icin o gece iner. O gece tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir.''
(Kadr Suresi 12345)

Peygamber Efendimiz (s.a.v)'de Kadir Gecesi hakkında şöyle buyurmuşlardır:

Hz. Aişe (r.ah.) Efendimiz (s.a.v)'in Kadir gecesinin son on gecesinde tek rakamlı günlerinde aranmasını söylediğini rivayet etmiştir. (Buhari)
Kadir gecesini Ramazanın son on gününde arayın. (Müslim)
Kadir Gecesinin en önemli özelliği cin ve insanlara iki cihan saadeti bahşeden kâinat kitabının ezelî bir tercümesi olan yüce kitabımız Kur'ân-ı Kerimin bu gecede ilk olarak dünya semasına indirilmesidir. Daha sonra ise ihtiyaca göre âyet âyet veya sûreler halinde vahyin mazharı Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselama Cebrail (a.s.) vasıtasıyla takdim edilmiş olmasıdır.
Yine bu mübarek gecede insanlığın ebedî refahına sebep olacak ona bereketli bir ömrü kazandıracak bir fırsat verilmektedir. Bu geceyi dua zikir ve ibadetle geçiren kişi ancak aaaaen sene gibi uzun bir ömürde kazanabileceği ecir ve sevabı bir gecede elde etme bahtiyarlığına ermiş olacaktır.




Bin aydan hayırlıdır denmesinin hikmeti nedir?

"Bin ay" aaaaen üç sene dört aylık bir süreye tekabül eder. Geçmişteki salih kimselerin bir ömür boyu kazandıkları manevi mertebeyi bir gece içinde elde etme fırsatıdır. Resulullah (a.s.m.) sahabilere İsrailoğullarından bir kimsenin Allah yolunda bin ay boyunca silâhlı olarak cihat ettiğini anlatmıştı. Sahabiler bunu duyunca şaşırdılar ve kendi amellerini az gördüler. Bunun üzerine Kadir Suresi indirildi.

Başka bir rivayette Peygamberimiz Sahabilere İsrailoğullarından dört kişinin aaaaen sene boyunca hiç günah işlemeden ibadet ettiklerini anlattı. Sahabiler bunu hayretle karşıladı. Cebrail Aleyhisselâm geldi "Yâ Muhammed ümmetin o birkaç kişinin aaaaen sene ibadetinde hayrete düştüler. Allah sana ondan daha hayırlısını indirmiştir" diyerek Kadir Suresini okudu ve "İşte bu senin ve ümmetinin hayran kalışından daha hayırlıdır" buyurdu.

Diğer bir rivayette Resulullah’a bütün ümmetlerin ömürleri gösterilmişti. Kendi ümmetinin ömrünü kısa görünce ömrü uzun olan ümmetlerin amellerini düşündü. Kendi ümmetinin bu kısa ömürlerinde yaptıkları amellerle onlara ulaşamayacakları endişesi içinde üzüldü. Yüce Allah da Habibine bu üzüntüsüne mukabil Kadir Gecesini vererek diğer ümmetlerin bin yılından daha hayırlı kıldı.
Kadir Suresi bu hadiseler üzerine nazil olmuştur. Bu sure Sahabilerin üzüntüsünü hafifleten bir suredir.




Neden "Kadir" Gecesi?

Kadir Gecesi hüküm gecesi demektir. Duhan Suresinde açıklandığı üzere İlâhi takdirce belirtilen hükümler Kadir Gecesinde ayırd edilir. Bu anlamda Kadir Gecesine takdir gecesi diyenler de vardır. Aslında eşyanın işlerin ve hükümlerin miktar ve zamanları ezelde takdir edildiği için burada söz konusu olan takdir önceden tespit edilen kader programının yerine getirilmesiyle ilgili planların hazırlanmasıdır.
"Kadr" kelimesinde "tazyik" manası da vardır. Buna göre o gece yeryüzüne o kadar çok melek iner ki dünya onlara dar gelir.
Bir hadiste "O gece yeryüzüne inen meleklerin sayısı çakıl taşlarının sayısından çok daha fazladır" buyurularak buna işaret edilir.
Kadir Gecesinin Ramazan'ın hangi gecesine rastladığı hususunda pekçok rivayet olmakla birlikte Ramazan'ın son on gününde aranması tavsiye edilmiştir. Bazı hadis-i şeriflerden de 27. gecesine denk geldiği bildirilmektedir. "Onu yirmi yedinci gecede arayınız" mealindeki hadis bu hususa işaret etmektedir.


Kadir Gecesi Yapılacak Duâ
"Allahumme inneke afuvvun kerîmun tuhibbul afve fa'fu annî."
Anlamı:
"Allah'ım şüphesiz sen affedicisin ikram sahibisin affetmeyi seversin beni affet." (Tirmizi Daavat 12)
 

ayaklıkütüphane

Yeni Üye
Üye
Sual: Kadir gecesinin önemi nedir?

CEVAP
Ramazan-ı şerif ayı içinde bulunan en kıymetli gecedir. Bazı âlimlere göre Mevlid gecesinden sonra en kıymetli gecedir. Kadir Gecesi, Muhammed aleyhisselamın ümmetine mahsus bir gecedir. Başka Peygamberlere böyle bir gece verilmemiştir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

(Allahü teâlâ, Kadir gecesini ümmetime hediye etti, ondan önce kimseye vermedi.) [Deylemi]

Peygamber efendimiz, daha önceki ümmetlerden bin sene cihad eden insanları düşünüp, benim ümmetimin ömrü kısadır, az ibadet ederler diye üzülünce, Allahü teâlâ, (Kadir gecesi senin ve ümmetinindir) buyurup Habibinin kalbini ferahlandırdı. Hem de Kadir gecesi, her Ramazan ayında gelir.

Resulullah efendimize kendisinden önceki insanların ömürlerinin ne kadar olduğu bildirilince, kendi ümmetinin ömürlerini kısa buldu, uzun ömürlü olan diğerlerinin işledikleri salih amelleri işleyemezler diye düşününce, Allahü teâlâ Ona bin aydan hayırlı olan Kadir gecesini ihsan etti. (İ. Malik)

Resulullah efendimiz, (Beni İsrail Peygamberlerinden 80 yıl Allahü teâlâya ibadet eden oldu) buyurunca, Eshab-ı kiram hayret ettiler. Bunun üzerine Cebrail aleyhisselam gelip; “Ya Resulallah, senin ümmetin bu Peygamberlerin, 80 yıllık ibadetine şaşarlar. Allahü teâlâ sana ondan iyisini gönderdi” diyerek, (Kadir gecesi, bin aydan hayırlıdır) mealindeki âyeti okudu. (Tefsir-i Mugni)

Kadir gecesi hakkındaki hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Dört gecenin gündüzü de gecesi gibi faziletlidir. Allahü teâlâ, o günlerde dua edenin isteğini geri çevirmez, onları mağfiret eder ve onlar bu günlerde bol ihsana nail olurlar. Bunlar, Kadir gecesi, Arefe gecesi, Berat gecesi, Cuma gecesi ve günleri.) [Deylemi]

(İnanarak ve sevabını Allahü teâlâdan umarak, Kadir gecesini ihya edenin geçmiş günahları affolur.) [Buhari, Müslim]

(Kadir gecesinde, bir kere Kadir suresini okumak, başka zamanda Kur’an-ı kerimi hatmetmekten daha sevabdır. Kadir gecesinde bir tesbih [Sübhanallah], bir tahmid [Elhamdülillah], bir tekbir [Allahü ekber], bir tehlil [La ilahe illallah] söylemek yedi yüz bin tesbih, tahmid, tekbir ve tehlilden kıymetlidir. Bu gece koyun sağımı müddeti kadar [az bir zaman] namaz kılmak, ibadet etmek, bir ay bütün geceleri sabaha kadar ibadetle geçirmekten daha kıymetlidir.) [Tefsir-i Mugni]

(Kadir gecesi üç defa “La ilahe illallah” söyleyen müslümanın, birincisinde bütün günahları bağışlanır. İkincisinde Cehennemden kurtulur, üçüncüsünde Cennete girer.) [Tefsir-i Mugni]

Sual: Kadir gecesinin kıymeti nedir ve 27. gece olduğu kesin midir?CEVAP

Kadir gecesi ile ilgili hadis-i şeriflerden birkaçı da şöyledir:
(Kadir gecesini Ramazanın son on gününde arayın.) [Müslim]

(Allah indinde en kıymetli gece, Kadir gecesidir.)

(Bin aydan daha kıymetli olan Kadir gecesinin hayrından mahrum kalan, her hayırdan mahrum kalmış sayılır.)
(Kadir gecesini, Ramazanın son on gününün 21, 23, 25, 27 ve 29 gibi tek gecelerinde veya Ramazanın son gecesinde arayın. Sevabını umarak Kadir gecesini ibadetle geçirenin günahları affolur.) [İ.Ahmed]

Sual: Kadir gecesinin alametleri nelerdir?

Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Kadir gecesi açık ve mülayim olur. Soğuk ve sıcak değildir, sabahında da güneş zaif ve kızıl olarak doğar.) [Taberani]

(Kadir gecesi açık olur, sıcak ve soğuk değildir. Bulut yoktur. Yağmur ve rüzgar yoktur. O gecenin sabahının alameti güneşin şuasız doğmasıdır.) [Taberani]

(Kadir gecesi sabahı güneş şuasız olarak doğar. Yükselinceye kadar sanki büyük bir tabak gibidir.) [Müslim]


Ramazanın Bağrında Bir Kutlu Gece: Kadir Gecesi


Kadr: “Kudret, değer, şan, şeref, mertebe, takdir, bir şeyin diğerine uygunluğu, aynı ölçüde olması” anlamlarına gelir. Kadir gecesi ise içerisinde Kur’an’ın indirildiği mübarek gecedir.

Yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim’de Kadir gecesinin önemini belirten 5 ayetten meydana gelen müstakil bir sure vardır. Bu surenin ismi Kadir suresidir. Bu sure Mekke’de Abese suresinden sonra inmiştir.

Yüce Allah, Kur’an’ın bu mübarek gecede indirildiğini değişik ayetlerde şöyle ifade etmektedir: “Biz o (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik.” (Kadir, 1), “Ha, Mim. Apaçık olan Kitaba andolsun ki, Biz onu, mübarek bir gecede indirdik. Doğrusu Biz, insanları uyarmaktayız. Katımızdan bir buyrukla, her hikmetli işe o gecede hükmedilir. Doğrusu Biz öteden beri peygamber göndermekteyiz.” (Duhan, 1-5) “Ramazan ayı ki, insanlara yol gösterici, doğruyu ve yanlışı birbirinden ayırdedip açıklayıcı olarak Kur’an o ayda indirilmiştir.” (Bakara, 185)

Bu gece Allah katında çok değerli bir gecedir. Bu gecenin önemi ve fazileti nereden kaynaklanmaktadır?

Yüce Allah, bu gecenin öneminin nereden kaynaklandığını bizlere Kadir suresinde şöyle açıklamaktadır: “Kadir gecesinin ne olduğunu sen nereden bileceksin?” Yüce Allah, bu soruyla bu gecenin önemini vurguluyor. Sonra Kadir gecesinin faziletini üç madde ile şöyle açıklıyor:

Birincisi, Kur’an-ı Kerim bu gece inmeye başlamıştır.

İkincisi; “Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır.” Bin ay, yaklaşık olarak 84 yıl eder. İşte bu gece yapılan ibadet, âdeta içinde Kadir gecesi olmayan seksen dört yıl ibadet etmek kadar sevaptır.

Üçüncüsü; “Melekler ve Ruh, o gece Rablerinin izniyle her iş için iner de iner.” Bu ayette meleklerin ve Ruh’un Rablerinin izniyle yeryüzüne inecekleri belirtilmektedir. Ayetteki Ruh’tan kasıt, Cebrâil’dir. “Tan yeri ağarıncaya kadar o gece selamettir.” Yani o gece melekler müminlere selâm verirler. Çünkü melekler, gecenin başından itibaren ta tan yeri ağarıncaya dek grup grup inerler.
Peki Kadir gecesi hangi gecedir?

Yüce Allah, Ramazan ayının hangi gecesinin Kadir gecesi olduğunu kesin olarak bildirmemiştir. Bunun birçok hikmeti vardır. Bunlardan birisi; Müslümanların Ramazan ayının her gecesini Kadir gecesiymiş gibi ibadetle geçirmeleri suretiyle daha fazla sevap kazanmalarını sağlamaktır.

Kadir gecesinin hangi gece olduğu hakkında Peygamber (s.a.s.)’den çeşitli rivayetler vardır. Bunların birinde Hz. Peygamber; “Kadir gecesini ramazanın son on gecesinde arayın” buyurmuştur. Bundan dolayı Hz. Peygamber (s.a.s.) ramazanın son on gününde i’tikafa girerler ve aile efradına da bunu tavsiye ederlerdi.

Kadir gecesinin hangi gece olduğu hususunda Peygamber (s.a.s.)’den çok çeşitli rivayetler geldiği için Kadir gecesinin hangi gece olduğu hususunda İslâm âlimleri ihtilaf etmişlerdir.

Bazıları, 17. gece, bazıları son on gün içindeki tek geceler, 21-23-25-27-29. geceler olabileceğini söylemişlerdir.

İslâm âlimlerinin çoğu, Hz. Peygamber’den “Kadir gecesinin 27. gece olduğu” hususunda gelen rivayetin daha doğru olduğunda ittifak etmişlerdir. Dolayısıyla İslâm’ın ilk devirlerinden beri ramazanın 27. gecesi Kadir Gecesi olarak kutlanmaktadır.

İbn Abbas da Kadir gecesinin 27. gece olduğunu söylemiştir.

Bu geceyi nasıl ihya etmeli, bu gecede neler yapmalıyız?

İçerisinde Kur’an’ın inmeye başlamasıyla insanlığı zulmetten nura, sapkınlıktan hidayete, düşmanlıktan kardeşliğe götüren en büyük dünya inkılâbının bu gece vukubulduğunu düşünerek, bu geceyi, huzur ve huşu’ ile Kur’an okuyarak, dua ederek, yapmış olduğumuz günahlarımıza pişman olup, bol bol tövbe ve istiğfar ederek, üzerimize kazaya kalmış namazlarımızı kılarak geçirmeye gayret etmeliyiz.

Hz. Peygamber (s.a.s.), “İbadet için en iyi gece Kadir gecesidir. En korkunç gece de Kabirde kalınan gecedir. En güzel gecede, en korkunç gece için amel edene müjdeler olsun.”, “Kim inanarak ve Allah rızası için Kadir gecesinde kalkar (namaz kılar, ibadet ederse) onun geçmiş günahları affedilir.” buyurmaktadır.

Hz. Âişe validemiz (r.ah.) bu geceyi ihya etme hususunda Hz. Peygamber (s.a.s.)’e; -Ya Rasûlallah, Kadir gecesine rastlarsam nasıl dua edeyim? deyince, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.): “Ya Rab! Sen çok affedicisin, affetmeyi seversin, affeyle beni” diye dua et, buyurmuştur.

Bu gece önemini Kur’an’dan aldığına göre Kur’an nedir ve nasıl bir kitaptır?

Tirmizî’nin Kur’an’ın faziletleri babında zikrettiği bir hadis-i şerifte, Rasûlullah (s.a.s.) şöyle buyuruyor: “Allah’ın Kitabına sarılın. Zira onda, sizden öncekilerin tarihi, sizden sonrakilerin haberi ve aranızdaki meselelerin hükmü vardır. O, hakla batılı birbirinden ayıran kesin bir hükümdür, saçma (anlamsız bir söz) değildir. Her kim zorbalığından ötürü onu bırakırsa, Allah onun belini kırar. Her kim de hidayeti ondan başkasında ararsa, Allah onu sapıtır. O Allah’ın sapasağlam ipidir. O hikmet dolu sözlerdir. O Hakk’a giden dosdoğru yoldur. O arzu ve isteklerin kendisini hakikatten saptıramadığı, dillerin kendisine benzemediği, âlimlerin kendisinden doymadığı, çok tekrarlamaktan dolayı eskimeyen, hayranlık veren tarafları bitmeyen bir kitaptır. O öyle bir kitaptır ki, cinler onu dinledikleri zaman; “Gerçekten biz, şaşılacak bir Kur’an dinledik, doğruya götürüyor ve ona derhal iman ettik.” (Cin, 1) demekten kendilerini alamadılar. Kim onun dediğini söylerse doğruyu söylemiş olur. Kim onunla amel ederse sevap kazanmış olur. Kim onunla hükmederse adaletle hükmeder. Kim ona davet ederse, doğru yola hiyadet etmiş olur.” (Tirmizî, Fedâilü’l-Kur’an, 14)

Kur’an-ı Kerim niçin indirilmiştir?

Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’in bu güzel tarifinden sonra Kur’an niçin indirilmiştir? sorusunun cevabına gelelim.

Kur’an, hayatı anlamlandırmak için indirilmiştir. O Allah’ın gökten indirdiği sağlam ve kopmayan ipidir. Kim ona yapışırsa doğru yolu bulmuş olur. Çünkü onda insanları hem dünyada hem de ahirette mutluluk ve saadete eriştirecek prensipler vardır. Kim onu terk eder de hidayeti başka yolda ararsa, hem dünyada hem de ahirette hüsrana uğrayanlardan olur. Nitekim Kur’an, ikinci suresi olan Bakara suresinde indiriliş gayesini şu şekilde belirtmektedir:

«“Elif. Lam. Mim. O kitap (Kur’an); onda asla şüphe yoktur. O, muttakîler (Müttekîn kelimesi vikâye kökünden gelir. Vikaye, “korumak”, müttakî “korunan, takvâ sahibi” demektir. Aynı kökten gelen takvâ, Arap dilinde canlı bir varlığın, dışarıdan gelecek tehlikeli bir güce karşı kendini korumasını ifade eder. Bu kelime, daha önce de Arapça’da kullanılıyordu. Fakat Kur’an sistemi içine girince önemli bir anlam kazandı. Kur’an’da takvâ, herhangi bir tehlikeden değil, Allah’ın azabından ve insanı bu azaba sürükleyecek günahlardan korunma anlamını kazanmıştır. Daha sonra inen ayetlerde takvâ, “saf dindarlık” anlamına gelmektedir) için yol göstericidir.” (Bakara, 1-2) Kur’an muttakîlere hidayet kaynağı olarak indirilmiştir.

Yine Yüce Allah, Sâd suresinde Kur’an’ı indiriş gayesini şu şekilde bizlere açıklamaktadır:

“(Ey Muhammed!) Sana bu mübarek Kitabı, ayetlerini düşünsünler ve aklı olanlar öğüt alsınlar diye indirdik.” (Sâd, 29)

Bu zikretmiş olduğumuz ayetten de anlaşıldığı gibi, Yüce Allah, Kur’an’ı düşünerek okumamız, anlamamız ve ondan öğüt alarak hayatımızı ona göre yaşamamız için indirmiştir.

Bugün Müslümanların Kur’an’a karşı görevleri nelerdir?

Kur’an bizden onu;

1- Okumamızı,

2- Düşünmemizi,

3- Anlamamızı,

4- Yaşamamızı istiyor.

Sevgili Peygamberimize inen ilk ayette Yüce Allah: “Yaratan Rabbiyin adıyla oku” (Alak, 1) buyurarak bizlerden onu okumamızı istemektedir. Bazı ayetlerde de “Biz onu, anlayasınız diye, Arapça bir Kur’an olarak indirdik.” (Yusuf, 2) “Biz, düşünüp anlamanız için onu Arapça bir Kur’an yaptık.” (Zuhruf, 3) “Allah size ayetleri, düşünesiniz diye böylece açıklar.” (Nur, 61) buyurarak Kur’an’ı okurken manalarını düşünmemizi istemektedir. Hatta Yüce Allah: “Onlar Kur’an’ı düşünmüyorlar mı? Yoksa kalpleri kilitli mi?” (Muhammed, 24) buyurarak, Kur’an’ı düşünmeyenleri yermektedir.

Kur’an, insanları karanlıktan aydınlığa çıkarmak ve onları hem dünyada hem de ahirette mutluluğa eriştirmek için indirilmiş bir kitaptır. İnsanlık, evrensel prensipleri içeren Kur’an’ı anlayıp yaşadıkça hasretini çektiği barış ve huzur ortamını yakalamış olacaktır. Zira Kur’an, insanlığın huzuru ve mutluluğu için gönderilmiştir.


Prof. Dr. Mehmet Soysaldı
Fırat Üniv. İlahiyat Fak.
 

Qamar Al Quds

مجرد عبد
Üye
Kuran; adı Kadir olan karanlık bir gecede indirildi.
Her şeye Kadir olan Allah azze ve celle Onu tüm karanlıkları aydınlatacak bir kitap olarak insanlığa ikram etti.
Artık bize düşen Onu almak ve karanlıkları aydınlatarak hayat yolunda yürümektir. Onsuz yürümeye çalışanlar daima karanlıklarda kalmaya mahkumdurlar.
Rabbini ne anlamaktan ne de anlatmaktan aciz olan bir geceye inen Kuran, eğer onu bin aydan daha hayırlı kılıyorsa;
Düşün ey eşrefi mahlukat olan insan!
Senin kalbine ve hayatına indiğinde seni nasıl tarifsiz derecelere ve makamlara yükseltecektir.
 

Benzer konular

Şu an bu konuyu görüntüleyenler (Kullanıcı: 0, Ziyaretçi: 1)

Üst Alt