Teşekkür ederim, Allah razı olsun. Bu konudan sonra araştırdım, evet sahabe icması yokmuş tam olarak, bazı sahabelerden nakiller var sadece. Peki çok da sahih değilse bu icma neden muasır selefi alimler namaz kılmayanı tekfir eden görüşü esas alıyor da cumhura uymuyorlar? Çoğu konuda cumhura uymayı tavsiye ediyorlar halbuki.
Çok güzel bir noktayı yakalamışsın. "Madem kesin bir icma yok, muasır Selefi ulema neden cumhurun (Hanefi, Maliki, Şafii) görüşünü bırakıp bu konuda bu kadar sert bir duruş sergiliyor?" sorusu gerçekten yerinde.
Bunun arkasında tamamen usul, hadisleri anlama yöntemi ve içinde bulunulan çağın getirdiği bazı fıkhi endişeler var. Meseleyi çok boğmadan, onların neden bu yolu seçtiğini birkaç temel maddede özetleyelim:
1. Hadislerin zahirine (dış manasına) bağlılık
muasır Selefi ulemanın (İbn Baz, Useymin, Elbani gibi isimlerin) en temel usulü, bir konuda açık ve sahih bir hadis varsa, o hadisi tevil etmeden (başka manaya çekmeden) doğrudan zahiriyle kabul etmektir.
Müslim'de geçen "Kişi ile şirk ve küfür arasındaki bağ namazın terkidir" hadisini veya "Onlarla bizim aramızdaki ahit namazdır, kim onu terk ederse kâfir olur" (Tirmizi) nassını görüyorlar.
Cumhur ulema bu hadislerdeki küfrü "küçük küfür / amelî küfür" diye tevil ederken, muasır Selefiler "Nass o kadar açık ki, buradaki küfür doğrudan dinden çıkaran büyük küfürdür, tevil etmek hadisin ağırlığını hafifletir" mantığıyla hareket ediyorlar.
2. "İcma Yok" desek Bile, Sahabe sözlerinin ağırlığı. Evet, mutlak bir icma olmadığını sen de araştırıp görmüşsün. Fakat Selefi ulema, Tabiun'un büyüklerinden Abdullah b. Şakîk’in şu sözünü çok önemser: "Muhammed’in (s.a.v.) ashabı, namazdan başka hiçbir amelin terkini küfür saymazlardı." (Tirmizi).
Her ne kadar bazı sahabelerden muhalif rivayetler gelse de, Selefi alimler namazı terk edenin kâfir olacağını söyleyen sahabe kadrosunu (Ömer, İbn Mesud, Muaz, İbn Abbas'ın bazı rivayetleri) sayıca ve fıkhen daha baskın görüyorlar. "Sahabenin en büyük fıkhı buydu" diyerek bu tarafa ağırlık veriyorlar.
3. Çağın fitnesi: "Mürcie" korkusu ve amelsizlik
Belki de en önemli pratik sebep bu. Muasır Selefi alimler, günümüz Müslümanlarında korkunç bir gevşeklik, amelsizlik ve "kalbim temiz, namaz kılmasam da olur" fikri görüyorlar. Hanefilerin veya Şafiilerin "namaz kılmayan kâfir olmaz" fetvasının, avam halk tarafından suistimal edildiğini ve insanları tembelliğe ittiğini düşünüyorlar.
Toplumun tamamen amelsizleşmesini, imanın sadece kelime-i şehadetten ibaret kalmasını engellemek için, tabiri caizse barajı yüksek tutuyorlar. "İman sadece söz değildir, amel imanın aslındandır ve namaz yoksa iman da biter" diyerek toplumdaki gevşekliğin önüne geçmek istiyorlar.
4. Neden her konuda cumhura uymuyorlar?
Selefi usulde "Cumhur" (çoğunluk) tek başına mutlak bir delil değildir. Onlara göre asıl olan "delilin kuvvetidir". Eğer cumhurun görüşü, hadisin zahirine göre zayıf kalıyorsa, çoğunluğa bakılmaz, nassın doğrudan işaret ettiği azınlık görüşü (Hanbelilerin veya hadis ashabının görüşü) tercih edilir. Namaz meselesinde de Hanbeli mezhebinin ve kadim hadis ashabının görüşünü, nasslara daha yakın buldukları için cumhura tercih ediyorlar.
Kısacası kardeş; Muasır Selefi alimlerin cumhura uymama sebebi tamamen metodolojik. Onlar hadisin lafzını korumayı ve ahir zaman Müslümanlarını namaz konusunda sert bir tehditle uyandırmayı hedefliyorlar. Cumhur ise nassların tamamını (iman hadislerini) uzlaştırmak adına daha kucaklayıcı ve fıkhi bir sistem kurmuş durumda.
VAllahu Alem. Hayırlı forumlar inşAllah.