Kulların Fiillerinin Yaratılması Meselesinden Mutezilenin Çıkmazı

Ahıskalı Çevrimdışı

Ahıskalı

İslam-tr Sakini
İslam-TR Üyesi
بسم الله الرحمن الرحيم
وما توفيقى الا بالله
​

Mutezile mezhebi mensuplarına, ''kulların fiillerini Allah yaratır'' konusunda hüccet ikamesi olması bakımından Saffat Suresi 96. Ayeti naklederiz. Ayet-i kerime şöyledir;

وَاللّٰهُ خَلَقَكُمْ وَمَا تَعْمَلُونَ
Hâlbuki sizi de, yapmakta olduklarınızı da Allah yaratmıştır.
​

Biz sunni müslümanlar bu ayeti naklederken, ayette geçen ما lafzının ''masdar kılıcı/masdariyye'' manasını esas alır ve şu manayı veririz; ''Sizi ve amellerinizi Allah yaratmıştır.'' Ayette geçen ما edatına bu manayı verirsek ayet-i kerime direkt bir surette, kulların fiillerinin mahluk olduğunu haber verir. Yanlız Mutezile mensupları bu manayı kabul etmez ve bu ayette geçen ما edatına ''ismi mevsul'' anlamını itlak ederler ve bu ayetin iddia ettiğimiz manayı taşımadığını öne sürerler. Mutezilenin anladığı şekilde mana şudur; ''Sizi ve yaptığınız amellerinizin (mamulu olan putları) Allah yaratmıştır.'' Bu manaya hamledilirse zahiren kulların fiillerinin yaratıldığına dair o bilgi devre dışı kalmış gözükür. Mutezile bu anlamı yüklerken birde Saffat Suresi 95. Ayeti ele alırlar;

قَالَ اَتَعْبُدُونَ مَا تَنْحِتُونَۙ
(Siz ellerinizle) yontmakta olduğunuz şeylere mi tapıyorsunuz?

​
Bu ayette geçen ما edatı pek tabi ''İsmi mevsul'' olmaktadır ve mana şu şekilde tezahür etmektedir; ''Yonttuğunuz (o şeylere) mi tapıyorsunuz?'' Siyak çerçevesinde bakılacak olursa bu surenin 96. ayetinde dahi ما edatı ismi mevsul olarak telakki edilebilmekte ama bu telakkinin, kulların eylemlerinin mahluk olması konusunda bir problem teşkil etmez. Zira;

Saffat Suresi 96. Ayete göre Mutezile şunu ifade etmiş oluyor;


  • Allah bizi yaratmıştır​
  • Allah amellerimizden ne'şet eden mamullerimizi(eşyalar vs) de yaratmıştır​
  • ve amellerimizden neş'et eden mamullerimize müteallık fiilleri Allah yaratmamıştır bu kısmı biz yarattık!​
Daha basit bir surette Mutezilenin tenakuzunu şu şekilde ortaya koyabiliriz;

Allah
┌───────┐
│Yaratıcı│ A- YARATICI ALLAH
└───────┘
│
▼
┌─────────┐
│Kul (varlık)│ B- ALLAH YARATTI
└─────────┘
│
▼
┌─────────┐
│Fiil (amel)│ D- KUL YARATTI, ALLAH DEĞİL !?
└─────────┘
│
▼
┌─────────┐
│Nesne / Mamul C- ALLAH YARATTI
└─────────┘


Bir Mutezili, “Bizi yaratan Allah, bizim yaptığımız nesneleri de yaratıyor; ama o nesneleri meydana getiren fiili yaratmıyor” derse, o zaman ayetteki “وما تعملون” ifadesine istisna getirmiş oluyorsun ama bu istisnanın ne nahivsel, ne bağlamsal, ne de mantıksal bir zorunluluğu yok.

Muʿtezile bu ayette iki yaratmayı kabul ediyor:
– Kişiyi yaratmayı,
– Onun yaptığı nesneyi yaratmayı.

Ama bu iki yaratma arasındaki fiili (yapma eylemini) hariç tutuyor. Oysa bu fiil, insan ile nesne arasında bir vasıta gibidir. Allah bu ikisini yaratıyor da aradakini yaratmıyor demek, zincirin ortasını koparmaktır.


Son olarak şu soruyu soralım; Bir marangoz bir masa yaptığını farzedelim.

  • Masanın maddesini (odunu) Allah yaratmış.
  • Marangozun bedenini, elini, kudretini Allah yaratmış.
  • Ama “kesmek”, “yontmak”, “şekil vermek” eylemini Allah değil, marangoz mu yaratmış?
 
P Çevrimdışı

Paşa99

Misafir
Peki niyetler dünyası? Cüzi irade Külli irade meselesi

1. Allah kulunun niyetine müdahele eder mi?
2. Eğer müdahale ederse imtihan bunun neresinde?

Ayrıca. insan beyni. Bu beyni etkileyen bir sürü hormon var.Mesela Sex hormonu bağlayıcı globulin. SHBG
Testestesteron ve östrojen.

En basiti bu hormonlardaki dalgalanmalar kişiyi arabeske bağlayabilir,intihara yaklaştırabilir,veya şiddet içeren suçlara yönlendirebilir.
Kişinin davranışlarında belirgin ve kalıcı değişiklikler de olabilir

Soru

Ruh,bu irade meselesinde nerede?Bunu hiç bilmiyoruz. Fakat insan beyninde bir çok bölge doğrudan davranışlara etki eder
Yine kişilik bozuklukları,anksetiye vs hep beyinle alakalı
 
Voice of Ibn Taymiyyah Çevrimdışı

Voice of Ibn Taymiyyah

Voice of Ibn Taymiyyah
İslam-TR Üyesi
Peki niyetler dünyası? Cüzi irade Külli irade meselesi

1. Allah kulunun niyetine müdahele eder mi?
2. Eğer müdahale ederse imtihan bunun neresinde?

Ayrıca. insan beyni. Bu beyni etkileyen bir sürü hormon var.Mesela Sex hormonu bağlayıcı globulin. SHBG
Testestesteron ve östrojen.

En basiti bu hormonlardaki dalgalanmalar kişiyi arabeske bağlayabilir,intihara yaklaştırabilir,veya şiddet içeren suçlara yönlendirebilir.
Kişinin davranışlarında belirgin ve kalıcı değişiklikler de olabilir

Soru

Ruh,bu irade meselesinde nerede?Bunu hiç bilmiyoruz. Fakat insan beyninde bir çok bölge doğrudan davranışlara etki eder
Yine kişilik bozuklukları,anksetiye vs hep beyinle alakalı
senin özgürlük diye savunduğun şey, sinir ağlarının determinist yankısından ibaret; nöronlarının kimyasal parazitine “irade” diyorsun. Ruhun inkârı seni özgür değil, daha köle yapar çünkü senin Tanrı’dan kaçışın, seni hormonların tanrılığına teslim etti. İnsan eğer yalnız biyolojiyse, niyet de, suç da, erdem de biyokimyadır; o hâlde adalet, anlam, ahlâk diye bir şey kalmaz. Sen “Tanrı yok” diyerek kudreti kurtardığını sanıyorsun ama aslında anlamı katlettin, kendini de onun cesediyle baş başa bıraktın.
 
P Çevrimdışı

Paşa99

Misafir
Kardeş 15-20 yaşında mısın merak ettim. Yazdığımdan neler anlamışsın öyle. Birkaç kez daha oku öyle cevap yaz bence
 
P Çevrimdışı

Paşa99

Misafir
Yazdığım yazının hiç bir yerinde Tanrı yok diye bir ifade yok. Bilakis müslümanım
Ruh hakkında iman etmek harici bir bilgimiz de yok.Kuranla da sabit bu.

İnsan beyninin biyokimyası dış etkenlerlele değiştiği yüzde yüz bilinen bir hakikat
En basiti içki. Sarhoşluk kişiyi tamamen değiştirir

Hormonlar ve psikayatrik vakalar da öyle.
Uzun dönem sentetik uyuşturucu kullanmış bireylerin beyin kimyası kalıcı olarak bozulabilir.

Yazdığım cevapta İlim sahiplerine sorduğum soru Allahın niyetlere müdahale edip etmeyeceği yani irade meselesidir
Salt bu konudan Cebriye,kaderiyye,mutezile,maturidi,eşari bir sürü mezhep de çıkmıştır tarihte

Mesela Maturidinin bu konudaki görüşü 21yy bilimsel sonuçlara göre hatalıdır
 
Voice of Ibn Taymiyyah Çevrimdışı

Voice of Ibn Taymiyyah

Voice of Ibn Taymiyyah
İslam-TR Üyesi
İmanın ötesinde ruh meselesini kabul etmek, akıl ve bilimle çelişmez; aksine tamamlar. Beynin biyokimyasal değişimleri iradenin yokluğu değil, sınırlarıdır. Sarhoşluk gibi durumlar iradenin çarpıtılmasıdır, iptali değil. Allah’ın niyetlere müdahalesi, insan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; kader ve irade arasında ince bir denge vardır. 21. yüzyıl bilimsel bulguları ruhun varlığını değil, madde-ruh ilişkisini derinleştirir. Maturidi görüşünün hatası, akıl ve iman arasında kopukluk yaratmasıdır. İrade, biyokimyadan ibaret değil, İlahi iradeyle uyumlu özgürlük alanıdır; bunu göz ardı etmek insanı mekanik varlık yapar. Kaldı ki insanı sadece biyokimya ve hormonlarla açıklamak, ruh ve özgür iradeyi görmezden gelmek demek. İman, akılla çelişmez; ruhun varlığı bilimle çatışmaz, aksine onu tamamlar. İrade sadece biyolojik süreç değil, İlahi iradeyle uyum içinde özgürlüktür. Bunu yok saymak, cahilliktir sevgili akademi okuyan arkadaşım.
 
P Çevrimdışı

Paşa99

Misafir
Size bir soru sorayım. Akli dengesi yerinde değildir raporu neye göre verilir?
Ruh ölçüm cihazına göre mi?

Ruh imanı bir durum. Müslümansan mecbur iman edeceksin
Hatta kitap ehli de öyle

İradeye müdahale eden Allah tasavvuru insan imtihanını ortadan kaldırır
Bu da 2 kere 2 dört eder kadar açıktır

Beni küfre yönlendiren veya harama yönlendiren bununla beraber İslam dinine veya ibadetlere gitmemi de engelleyen bir Allah tasavvuru olan bir dinde sınavdan da bahsedilemez
 
Son düzenleme:
Voice of Ibn Taymiyyah Çevrimdışı

Voice of Ibn Taymiyyah

Voice of Ibn Taymiyyah
İslam-TR Üyesi
Size bir soru sorayım. Akli dengesi yerinde değildir raporu neye göre verilir?
Ruh ölçüm cihazına göre mi?

Ruh imanı bir durum. Müslümansan mecbur iman edeceksin
Hatta kitap ehli de öyle

İradeye müdahale eden Allah tasavvuru insan imtihanını ortadan kaldırır
Bu da 2 kere 2 dört eder kadar açıktır
Birkaç kez daha oku öyle cevap yaz bence:)
 
Voice of Ibn Taymiyyah Çevrimdışı

Voice of Ibn Taymiyyah

Voice of Ibn Taymiyyah
İslam-TR Üyesi
Size bir soru sorayım. Akli dengesi yerinde değildir raporu neye göre verilir?
Ruh ölçüm cihazına göre mi?

Ruh imanı bir durum. Müslümansan mecbur iman edeceksin
Hatta kitap ehli de öyle

İradeye müdahale eden Allah tasavvuru insan imtihanını ortadan kaldırır
Bu da 2 kere 2 dört eder kadar açıktır

Beni küfre yönlendiren veya harama yönlendiren bununla beraber İslam dinine veya ibadetlere gitmemi de engelleyen bir Allah tasavvuru olan bir dinde sınavdan da bahsedilemez
Senin “iradeye müdahale eden Tanrı(ALLAH)” itirazın, ALLAH’ı mekanik determinizmin kuklasına, insanı da kuklanın kuklasına indirgerken aslında metafizik bir çocukluk korkusunu teolojiye tercüme ediyor. İman, zorunlu bir “durum” değil varoluşun çıplak zeminiyle yüzleşmeye cesareti olanın kendine biçtiği ontolojik risktir. ALLAH'ı seni günaha iten bir fail olarak konumlandırdığında, özne olarak sorumluluk alanını sıfırlıyorsun; kaderi inkâr ederken, özne olmayı da inkâr ediyorsun. Bu, özgürlük değil, özgürlüğün taklidiyle süslenmiş bir nihilizmdir. İmtihanın anlamını ALLAH'tan değil, kendi varlığının çelişkilerinden kaçışında kaybediyorsun. ALLAH seni yönlendirmiyor sen kendi tembelliğini ALLAH'a atfediyorsun.
 
S Çevrimdışı

Said bin cubeyr

Üye
İslam-TR Üyesi
Size bir soru sorayım. Akli dengesi yerinde değildir raporu neye göre verilir?
Ruh ölçüm cihazına göre mi?

Ruh imanı bir durum. Müslümansan mecbur iman edeceksin
Hatta kitap ehli de öyle

İradeye müdahale eden Allah tasavvuru insan imtihanını ortadan kaldırır
Bu da 2 kere 2 dört eder kadar açıktır

Beni küfre yönlendiren veya harama yönlendiren bununla beraber İslam dinine veya ibadetlere gitmemi de engelleyen bir Allah tasavvuru olan bir dinde sınavdan da bahsedilemez
2 kere 2 nin dört ettiğini sizden öğrendik gelişiniz bizi aydınlattı sizden önce cehalet icinde yüzuyorduk...Biz platonun mağara alegorisinde mağaradan çıkıp geride bıraktığın insanlarız...Biz hiç anatomi fizyoloji farmakoloji okumadık... ilk dönem orta çağ vb Felsefe nedir bilmeyiz.. Mantik diye bisey mi var..Akademi vay canına onuda öğret bize...Varol saol iyisin bravo...
 
Son düzenleme:
S Çevrimdışı

Said bin cubeyr

Üye
İslam-TR Üyesi
İmanın ötesinde ruh meselesini kabul etmek, akıl ve bilimle çelişmez; aksine tamamlar. Beynin biyokimyasal değişimleri iradenin yokluğu değil, sınırlarıdır. Sarhoşluk gibi durumlar iradenin çarpıtılmasıdır, iptali değil. Allah’ın niyetlere müdahalesi, insan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; kader ve irade arasında ince bir denge vardır. 21. yüzyıl bilimsel bulguları ruhun varlığını değil, madde-ruh ilişkisini derinleştirir. Maturidi görüşünün hatası, akıl ve iman arasında kopukluk yaratmasıdır. İrade, biyokimyadan ibaret değil, İlahi iradeyle uyumlu özgürlük alanıdır; bunu göz ardı etmek insanı mekanik varlık yapar. Kaldı ki insanı sadece biyokimya ve hormonlarla açıklamak, ruh ve özgür iradeyi görmezden gelmek demek. İman, akılla çelişmez; ruhun varlığı bilimle çatışmaz, aksine onu tamamlar. İrade sadece biyolojik süreç değil, İlahi iradeyle uyum içinde özgürlüktür. Bunu yok saymak, cahilliktir sevgili akademi okuyan arkadaşım.
Hocam Ebu Hanife nick li üyeyim şifremi unuttum bu nick ile yazıyorum...
Kader konusunda İbn teymiyye ve İmam Maturidi neredeyse aynı şeyleri söylerler
İbn teymiyyede İnsanın Cuz i bir İradeye sahip seçim hakkının olduğu ve iradenin Allah tarafından yaratildigini insanin yetisi olduğu soyler bildiğim Kadarıyla.
Konuyla ilgili konuşmak isterseniz özelde sosyal medya uzerinde WhatsApp yada telegram karşılıklı munazara edebilir cedelsiz :)
 
Voice of Ibn Taymiyyah Çevrimdışı

Voice of Ibn Taymiyyah

Voice of Ibn Taymiyyah
İslam-TR Üyesi
Sen iki dağın zirvesini birbirine karıştırmışsın Evet, her ikisi de insana bir irade nisbet eder; fakat bu benzerlik, lafzî bir gölgedir, akîdevî bir hakikat değildir.
 
Abdulmuizz Fida Çevrimdışı

Abdulmuizz Fida

فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ
Admin

İnsanda Özgür İrade Var mıdır?​

Tarihte ilk Defa Cûz-î İrade Tâbiri Kullanımı
 
Coolumsu Çevrimdışı

Coolumsu

Aktif Üye
İslam-TR Üyesi
Mutezile’nin görüşleri okumaya değer incelikler içeriyor.. Aslında tarihdeki ismi de bu isim değil, ehli tevhid ve adalet olarak geçer..

Bu konuda Nazzam’ın güzel bir açıklamasını okumuştum.

Nazzâm’a göre insan gerçekte etten kemikten ibaret olan bu kesif beden değil, bedene nüfuz etmiş latif bir cisim olan ruhtur. İnsanda eylemi gerçekleştiren, düşünen ve sorumlu olan bu ruhtur.

Nazzâm, evrende "hareket" dışında bir araz (gelip geçici nitelik) kabul etmez; renk, tat, koku gibi şeyleri bile birer cisim veya hareketin türevi olarak görür. Bu bağlamda, insanın kendi gücü ve iradesiyle doğrudan yapabileceği tek bir fiil vardır: O da harekettir. İnsanın iç dünyasındaki niyetleri, yönelişleri ve fiziksel hamleleri hep birer hareketten ibarettir. Dolayısıyla kul, sadece kendi bünyesinde meydana gelen bu doğrudan hareketlerin failidir.

Bu mantıkla bakıldığında, kul bir eylemde bulunduğunda aslında yoktan bir şey var etmez. Sadece Allah'ın maddelerin içerisine önceden yerleştirdiği potansiyellerin ve tabiat kanunlarının açığa çıkmasına (zuhûruna) vesile olur.

"İnsanın kendi sınırlarının dışında meydana gelen dolaylı fiiller (mütevellidât), o nesnelerin tabiatı gereği zorunlu olarak (halku't-tabîa) meydana gelir. Allah o nesnelere o tabiatı ve zorunlu itme gücünü (i'timad) yerleştirmiştir. Kul sadece o tabiatı harekete geçiren ilk sebebi (sebeb-i evvel) yaratır."

Ateşin yakması, ağır cisimlerin aşağı düşmesi, hafif cisimlerin yukarı çıkması sabittir. Kul, ateşi odunla buluşturduğunda odunun yanması kulun fiili değildir; ateşin doğasında var olan yakma potansiyelinin (Allah'ın kodladığı tabiatın) serbest kalmasıdır. Kul burada sadece iki nesneyi bir araya getiren "şartı" veya "ilk hareketi" sağlamıştır. Nesne, Allah'ın kendisine yüklediği programa göre zorunlu olarak hareket eder.
 
Abdullah el Hanbeli Çevrimdışı

Abdullah el Hanbeli

İslam-tr Sakini
İslam-TR Üyesi

İnsanda Özgür İrade Var mıdır?​

Tarihte ilk Defa Cûz-î İrade Tâbiri Kullanımı

Hocam, selef’e göre kulun iradesi Allah’ın iradesine tabidir, özgür irade lafzından bahsedeceksek de Allah’ın iradesine bağlı bir özgür irade olmalı bu, haşa Allahın iradesinden bağımsız kullar irade edemezler. Cebriyye’ye göre kulda irade yok, Eşarilere göre kulda irade ve kudret var ama etkisizdir, Maturidilere göre Allah’ın iradesiyle özgürüz ve seçimlerimizi kendi özgür irademizle ve kudretimizle yapıyoruz ancak tercihimizi yaparken Allah tarafından yönlendirilmiyoruz, selef’e göre kulda irade ve kudret var ve etkilidir ama Allah’ın iradesinden bağımsız anlamında özgür değildir. Allah’ın hikmeti gereği kul bazen hayrı irade eder, bazen şerri irade eder, Allah’ın tevfiki ile hızlanı arasında gidip gelir. Kul kendi iradesini kendisi yaratamaz, Allah kuldaki iradeyi yaratır. Bu meseleyi Ömer Faruk Saban hocaya da sormuştum, mücahid ulemanın da kader ve kulun iradesi anlayışı budur. Feyzullah Birışık hocanın kader kitabını da Suriye’de bulunan birçok alim onayladı.
 
Geri
Üst Ana Sayfa Alt