Soru Memuriyet Hakkında Özel Fetva - Gümrük Muhafaza Memurluğu/Ticaret Bakanlığı - 2026

fetvasorarım Çevrimdışı

fetvasorarım

Yeni Üye
İslam-TR Üyesi
Selamun-aleyküm değerli dostlar,

Öncelikle forumda memurluk üzerine açılmış neredeyse çoğu yazıyı okuduğumu belirtmek isterim. Konuyla alakalı az çok bilgiye sahibim ancak ben yine de kendi durumumu siz değerli hocalarıma, abilerime ve kardeşlerime arz etmek istiyorum. Kendi durumum için yazılmış yazıları okursam daha faydalı olacağına, kafamda bazı şeylerin daha net oturacağına inanıyorum. Hepinize şimdiden teşekkür ediyorum.

Not: Bu yazılarım nefsime göre fetva arayışında olduğum için değil aksine aklımdaki şüpheleri gidermek ve hakka en çok ne isabet ediyorsa ona yönelebilmek içindir.

Not-2: Forumda memurluk ile alakalı çoğu şeyi okuduğum için o bağlantıları tekrardan paylaşmanıza gerek yoktur. Sadece durumumla alakalı yazmanız benim için yeterli olacaktır.

Allah (c. c.) bizleri kendisinin katında ne doğru ise ona iletsin, dilerim. (Amin)


Dostlarım ben 22 yaşında üniversiteden yeni mezun olmuş bir kardeşinizim. İslami hassasiyetlere özellikle mezun olmaya yakın daha bir dikkat etmeye başladım. Devletçi bir aileden geliyorum. Tevhid-i fetvalarla sonraları tanıştığımı belirtmek isterim. Allah (c. c.) ayaklarımızı hak yoldan ayırmasın. Normalde üniversite okurken hep okulu bitirdikten sonra subay olmayı isterdim ve hedefim bu yöndeydi ancak islami araştırmalar sonucu, özellikle de bu forumda da okuduğum bazı fetvalardan dolayı vazgeçtiğimi belirtmek isterim. Kim ahiretini bu dünya yüzünden riske atmak ister ki? Ama sorun şu ki islami araştırmalar yaptıkça yöneleceğimiz alanlarında bir hayli daraldığını fark ettim. İster istemez kendime şu soruyu sordum: '' E biz bu ülkede ne yapacağız?''

Mesela bir örnek vermek istiyorum: Tağuttan kaçınmalıyız, doğru. Peki tağuttan kaçındığımız gibi zalimden de kaçınmalı mıyız? Bunun üzerinde de önemle durmamız gerekmiyor mu? Devlet memurluğu riskli, evet biliyorum riskli ama birçok özel sektörde farklı alanlarda çalışmış birisi olarak söylemek istiyorum ki özellikle de bulunduğumuz bu 2026 yılı itibariyle özel sektör zalimleri kudurmuş durumdalar. 12 saat insani olmayan koşullarda çalıştırıp üstüne birde dalga geçer gibi asgari ücret sunmaları aklı başında müslümanların kabul edeceği bir şey olmamalı. İzah etmek istiyorum. Bir limandan iş teklifi aldım. Sabah saat 08:00 ile akşam saat 20:00 arası 12 saat mesai sürüyor. 08:00'da işe gidebilmek ve doğru düzgün hazırlanabilmek için 1 saat erken kalkıyorsun, eve dönebilmek için de 1 saat yol çekiyorsun. 12 saat mesai + 2 saat git-gel ve hazırlık oldu mu sana 14 saat. O yorgunlukla hadi 8 saatte uyuyup dinleneyim peki geriye kalan 2 saat ile insan bu dinde neler yapabilir o günde? Söyleyin bana. Bakın bu verdiğim sadece bir örnek. Uzun süredir iş arıyorum ve size gelen teklifleri, şartları ve insanların muamelesini buraya yazsam sayfa yetmez.

Dostlarım ben mezun oldum. Çevremi ve benim gibi olan insanları görüyorum, duyuyorum, takip ediyorum. Ben dahil insanlar bıkmış durumdalar. Yoldan çevirdiğiniz 10 gençten 9'unun şuan ki hedefi büyük ihtimalle özel sektörün sömürüsünden kurtulup devlet memurluğuna bir an önce geçiş yapabilmek. Lütfen bu yazdıklarımı mızmızlık olarak algılamayın. Meseleyi derin bir şekilde irdelemek ve her şeyi ortaya koymak için bu şekilde yazıyorum. Evet maalesef küfür düzeninde yaşıyoruz biliyorum ama biz müslümanlar olarak meseleye tek bir açıdan bakmamamız gerekmiyor mu? Bir taraftan 75.000₺ maaş sunan ve seni 8 saat çalıştıran ve hatta işin dışında sana başka işler vermeyen devlette mi çalışmak daha iyi yoksa sana asgari ücret veren ve seni 12 saat çalıştırıp birde her işi yaptıran, verdiği yemek bile gözüne gelen zalim sömürgeci zihniyete sahip işverenlerle mi çalışmak daha iyi? Bazen anlamadığım nokta şu oluyor: Paramı devlet ödeyince riskli ama elin zalimi devlet olmadığı için ödeyince risksiz mi oluyor dini açıdan?

Utanmadan üstelik birde istatistik paylaşıyorlar devletin nüfus artış hızı azalıyor nüfusumuz verim kaybediyor diye. Kim bu sömürü düzeninde adam akıllı evlensinde senin gelecekteki istatistiğini düşünsün.

Neyse dostlarım buraya kadar biraz dertleşmek ve meseleyi irdeleyerek ortaya koymak istedim. Bundan sonra soruma geleceğim ancak şunu söylüyorum ve hepinize de tavsiye ediyorum: ''Tağutu reddettiğim gibi bu zalim sömürü düzenini de reddediyorum.''

Şimdi benim meselem şu: Ben 4 yıllık bir lisans programından, üniversiteden mezun oldum. Bizim atamalarımız Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı bünyesinde gerçekleşiyor. Aslında neden bunun için fetva sorduğumu detaylandırdıktan sonra anlayacaksınız. Atanmayı düşündüğüm pozisyon ''Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğüne'' bağlı ''Gümrük Muhafaza'' memurluğudur. Bu memurluk Ticaret Bakanlığı bünyesinde olsada devletin bir nevi kara, deniz ve hava hudut kapılarındaki kolluk kuvvetlerinden birisidir. Kolluk kuvveti olarak geçmekte ancak görev tanımı itibariyle asker ve polislerden haylice farklılıklar vardır.

İşte bazı detaylar:

Muhafaza Memurunun görev, yetki ve sorumlulukları

(1) Gümrük Muhafaza Memurunun görevleri şunlardır:


a) Deniz ve hava limanlarıyla kara sınırlarındaki gümrük kapılarında ve diğer gümrüklü yer ve sahalarda giriş ve çıkış yapan kişi, eşya ve taşıtların kontrol ve muhafazası ile işlemlerinin yapılması amacıyla sevk edilmesini sağlamak.

b) Kişi, eşya ve taşıtların işlemleri tamamlanmadan gümrüklü yer ve sahalardan çıkmalarını önlemek.

c) Gümrüklü yer ve sahaların gözetim, takip ve muhafazasını sağlamak.

ç) Kaçakçılığa konu bir olayın tespit edilmesi halinde ilk müdahaleyi yaparak konuyu ilgili adli kolluk birimine bildirmek.

d) Araçların depolarında bulunan akaryakıt miktarının tespiti ile buna ilişkin işlemleri yapmak, yolculara ve ticari mahiyet arz etmeyen yolcu eşyasına ilişkin her türlü işlemleri yürütmek.

e) Yatlarla ilgili işlemleri yapmak.

f) Amirleri tarafından verilen benzeri görevleri yapmak.

(2) Gümrük Muhafaza Memuru, kendisine verilen görevlerin eksiksiz ve zamanında yerine getirilmesinden amirlerine karşı sorumludur.

1792452402751.png

1792453120437.png

Umarım bu detaylar az çok pozisyonla ilgili konuya hakim kılmıştır. Şimdi konuyla alakalı birkaç diğer detayları da vermek isterim. Eğer bu pozisyona atama yapılırsa atanana kişiye Polis Akademisi tarafından temel kolluk eğitimi de verilmektedir. Acaba islami açıdan bu nasıl değerlendirilir. İlgili eğitime vereceğim bağlantı adresi üzerinden ulaşabilirsiniz:


Evet, işte atamam böyle bir pozisyona bu şekillerde gerçekleşiyor. Son cümlelerimi kurmadan önce birde bakanlığın internet adresini şöyle bir analiz etmeniz için ayrıca paylaşmak istiyorum:



Dostlarım, buraya kadar okuyup bana destek vermek için emek harcadıysanız şimdiden teşekkür ediyorum. Ben ne Allah'ın (c. c.) dininden taviz vermek istiyorum ne de alçak zalim sömürgecilere 3 kuruşa ömür harcamak istiyorum. Tekrar da ediyorum: Nefsimle fetva aramıyor aksine hakka en çok ne isabet ediyorsa ona yönelmek istiyorum. Ama meseleyi çok yönlü ele alarak ortaya koymalıyız. Yani devlet memurluğu riskli deyip kesip atmaktansa neden bir mümin devlet memuru olmak istiyor önce bir ona bakmalıyız.

Bende mahşerde Allah'ın (c.c.) razı olduğu kullarından olmayı isteyen birisi olarak şunu soruyorum:

Kişi memurluk yemini vs. gibi küfre sebebiyet verecek durumları kendinden def eder ve yukarıda anlattığımız şekildeki gibi bir atama gerçekleşirse dinden çıkar, kafir/mürted/fasık olur veya tekfir edilir mi? Böyle bir kişi dinini ahirete değişmiş olur mu? Yoksa şartlar, niyetler ve yapılan işin mahiyeti önem arz eder mi? Bu işi yapan bir memur tevhid ehli, gerçek ve samimi bir müslüman olabilir mi? Sorularım bunlardır, teşekkür ediyorum.

@Abdulmuizz Fida @ABDULHAK hocalarım/abilerim sizlerden de özellikle kapsamlı yanıtlar beklerim. Allah (c.c.) razı olsun. Allah (c. c.) en doğrusunu bilir, şüphesiz.
 
Üst