Ve aleykum selam ve rahmetullahi ve berakatuh,
Sorduğun mesele, fıkıh mezhepleri arasında ehemmiyetine binaen genişçe tartışılmış konulardan biridir. Sorunun net fıkhi karşılığı, mezheplerin cemaate yüklediği hükme göre değişiklik gösterir:
1. Hanefî ve Malikî Mezhebine Göre: > Erkekler için cemaatle namaz kılmak Sünnet-i Müekkededir (vacibe yakın çok kuvvetli bir sünnettir). Bilerek cemaate gitmeyip namazı tek başına kılmak fısk veya haram sayılmasa da, büyük bir sevaptan (27 kat faziletten) mahrumiyettir. Namaz geçerlidir, yani fıkhen caizdir ancak bunu geçerli bir mazeret olmaksızın sürekli adet haline getirmek günahtır. Rasulullah (s.a.v.) "Cemaatle kılınan namaz, tek başına kılınandan 27 derece üstündür" buyurmuştur. Bu hadis tek başına kılınanın da geçerli olduğuna delildir.
2. Şafiî Mezhebine Göre:
Cemaatle namaz kılmak Farz-ı Kifayedir. Yaşadığın bölgede veya camide cemaatle namaz kılınıyorsa, senin münferit (tek başına) olarak evinde veya iş yerinde bilerek namaz kılman caizdir, günahkar olmazsın ama cemaat sevabını kaçırırsın.
3. Hanbelî Mezhebine ve Hadis Ehline Göre:
Mazereti olmayan her erkek için cemaatle namaz kılmak Farz-ı Ayndır. Dolayısıyla Hanbelî usulüne göre şer'i bir mazeret (hastalık, düşman korkusu, şiddetli yağmur vb.) olmaksızın bilerek cemaati terk etmek caiz değildir, haramdır. Kul namaz borcunu ödemiş olur (namazı geçerlidir) ama cemaati terk ettiği için günah kazanır. Delilleri ise Efendimiz'in (s.a.v.) ezanı işiten ama cemaate gelmeyenlerin evlerini yakmayı murat etmesi ve âmâ olan sahabeye bile cemaat için ruhsat vermemesidir.
Özetle:
Namazı tek başına kıldığında namazın her halükarda geçerli olur (iade gerekmez). Ancak İslam'ın en büyük şiarlarından biri olan cemaati, hiçbir mazeret yokken "bilerek ve sürekli" terk etmek, cumhura göre mekruh ve mahrumiyet; Hanbelîlere göre ise günahtır. Müslüman'a yakışan, imkanlar dahilinde ezanı duyduğunda cemaate icabet etmektir.
VAllahu Alem.