Günün Şiiri

Ümmü Yasir

İşlerimizin hepsini düzelt Allah’ım...
Üye
“Ne zaman kutsî harflerle yüceliğini anlatsak,
Ruhlar hep bu harfleri terennüm eder.
Gerçekten sen en büyüksün ey Rab!
Bütün güzel vasıflar Senin yüceliğinde tecelli eder...”
 

Ümmü Yasir

İşlerimizin hepsini düzelt Allah’ım...
Üye
Ali ra şöyle diyor:

Hangi günümde kaçabilirim ölümden,
Geleceği günden mi yoksa hangisinden?
Korkmam ölümün takdir edilmediği günden,
Kurtulamaz sakınan kişi de takdir edilenden...
 

Yobazsair

.
Üye
Bir gün bu yollara sana gelmek için de çıkacağım.
Bu yolların sonunda seni görme pahasına çıkacağım.
Geri dönüşü olmayacak bu yolun.
Geri dönmeme pahasına çıkacağım.
Sende bulacağım güzelliklerin hakkını verme pahasına çıkacağım.
İnan bana bir gün bu yollara, sana ulaşmak için çıkacağım.
Beni kabul eder misin bilmem.
Ama bir gün..
Bir gün seni bulma pahasına yola çıkacağım.
Sana gelenler geri dönmedi.
Hiç dönmeme pahasına çıkacağım.
Beni bekle..
-Şehadet...

Yobaz Şair
 

Firak

İyi Bilinen Üye
Moderatör
Üye
"Bir çocuk koşuyor kurşun daha hızlı.
Bir güvercin uçuyor uçak daha hızlı. Beyaz bir bulut yere düşüyor Üstünde insanlık öldü yazılı.
Bir çığlık oldum Yükseldim gökyüzüne Koşarken yığılıp kaldığım Halepçe'de..."
 

samet1905

Yeni Üye
Üye
4bhh6a35388ae4z2w_800C450.jpg 63.jpg
Dinleyin haykırışları bağırıyor biri
Bağırıyor ama kimler duyar o sesi?
Ağlama yavrum feryadın dağlar içimi
Dağlarda ne olur uzatsam sana ellerimi
Biz Müslümanız diyenler hani nerede
Bombalar patlarken gökte ve yerde
Evladı can veriyor vahşinin pençelerinde
Filistinli kardeşim can çekişirken yerlerde
Oyalı işlemeli bir mendilim var
sonsuzluğa uzanan günahlarımız var
minberde istediği kadar bağırsın hoca
ama kimler duyar kimler acaba
hazan yeri değmiş korumuş topraklar
ülkesinde vurulur masum çocuklar
merhaba der minik bebek merhaba
evet küçük merhaba acı ve mutsuzluğa
yılana merhamet gelmezse Melle sede koyun
rüzgarlarda kıvrılsa her kıvrımı bir oyun
Artık bitsin feryatlar dolu bu oyun
masum çocuklar ölmesin oynarken oyun
şimdi başımı vursam taştan taşa
dilimle haykırsam taş duvarlara
çığlıklarla haykırsam o canavarlara
bir cevap verir mi acaba
Ey canavar duyar mısın şu sesleri
feryatlarla haykırıyor birileri
ben dururken çek o pençelerini
kardeşimden ve yurdumdan çek o askerlerini
Yazgım da varsa sizlerle hesaplaşmak
O zaman yakışmaz sükutla susmak
Müslümanım diyeni yakışmaz geri kaçmak
O zaman yemin ederim'ki yok geri adım atmak
Masum çocuklara dokunma çek o pençelerini
Unutma sende vereceksin son nefesini
Toprakta çürüyecek olan kirli bedeninle,
Ve seninle gelecek olan pis amellerini
kalk ya selahattin' i eyyubi bak bak gör fetetğin ilerde neler dönüyor bir zaman lar kudüs kudüs dediğingün be gün göz göre göre eriyorselahattini Eyyubiler şimdi gelir miFilistin de yaşanan olaya son verimi kalk ya selahattin tam zamanı simdi kalk da gör kudüs şehri son sözlerimdir benden sana dinle tek dişli canavarbu değildir bir dua.bu dünya kime kalmış ki kalsın sana.küçük yavrun tükürsün pis suratınaey filistinli çocuk inan özüm çaresizim kan ağlıyor iki gözümsana ve yurduna gelirken bunca afet sen bizi affet çocuk sen bizi affetŞAHİD OL YARAB ! ŞAHİD OL YARAB !
Samed Özdemir
 

Ekli dosyalar

Moderatör tarafında düzenlendi:

samet1905

Yeni Üye
Üye
Muhammed
Sene 571' idi
Gece yarıyı geçtiğinde
gül yüzlüyü görünce
Dünyamız şereflendi.
Adına Muhammed dediler
her yerde övül sün diye
Öte yandan Ahmed dediler
Ham d ile yürüsün diye
Sen alemlerin nurusun
Ey yüce peygamberim
iki cihanın ışığısın
sevgili peygamberim
Yüzün de nurlar açar
Tenin de güler kokar
Her yana seda yayar
Gül yüzlü peygamberim
İlk vahiy Cebrail ile
Yüce kitabımız kuran
610 yılında indi
Bütün bir insanlığa.
40 yaşına geldiğinde
verdi kendisine
Doğruluktur onun yolu
Benim canım peygamberim
Samet Özde'mir
 

Muddessir

İyi Bilinen Üye
Moderatör
Üye
Naslarda her ne gelmişse kıyamet alametlerinden,

Bütün hepsi haktır aşırılık içermeyen.

O alametlerden biridir son imam; dili fasih

Ve adı Muhammed olan Mehdi ve birde Mesih.

|es-Seffarini
 

Şamil Basayew

Sabret nefsim Allah bizimle beraberdir..
Üye
Bir yol buldum öteye geçerek gözlerinden
İşte yeni bir dünya peygamber sözlerinden
Ölüm bize ne uzak bize ne yakın ölüm
Ölümsüzlüğü tattık bize ne yapsın ölüm
 

Firak

İyi Bilinen Üye
Moderatör
Üye
Çabayla elde edilir yüksek yerler
Kim yükselmek isterse, uykusuz geceler.
Çalışıp, çabalamadan yükselmek isterse kim
Boş yere ömür geçirir bir şey elde etmeksizin
Önce izzete eriş, sonra uyursun gece
Çünkü denize dalar, her kim inci isterse...

İmam Şafii (رحمه لله)
 

Hatve

Yeni Üye
Üye
Gözler yaşarır, kalp sızlar, çare yoktur.
Gidenler gitmiştir, kalanlar ise hep hüzünlenmiştir.
Eğer birgün buluşamayacaksak bu dünyada,
Ve ölüm kasesi ayırmışşsa bizleri,
Buluşmamız yarın sonsuzluk diyarında.
O diyar ki; birbirini sevenler kavuşur orada...


| İbn Hazm
 

Umm İshak

Yeni Üye
Üye
Çok istiyorum ama olmuyor” dedi delikanlı. “Ne yapsam olmuyor. İnanınız, elimden geleni yaptığım hâlde olmuyor.”

“Sen istemek nedir hiç bilmiyorsun ki!” diye cevap verdi yaşlı adam, hafifçe sesini kısarak. “Gerçekten isteseydin olurdu. Evet, hiç boşuna yorma kendini! İsteseydin, eğer gerçekten isteseydin, olmak istediğin, olmasını istediğin olurdu. Olmadığına göre sen henüz istememişsin demektir.”

“İstemek, birşeyin olmasını istemek, gerçekten istemek nedir o hâlde?” diye saf saf sordu genç.

VE suâlinin cevabı hemen geldi:

— “İstemek, olmayı istediğin, olmasını istediğin şey için ölmeyi göze almak, ölecek kadar istemek, hatta olmak için, olması için ölmek demek.”

İstemek, birşeyin olmasını istemek, onu dilemek, onu arzulamak: tutkuyla, hırsla, ihtirasla onun olması için yanıp tutuşmak demek.

Ah ne zordur istemek? İstek sahibi olmak... tutku sahibi olmak... tutmak için tutuşmak... tutmak uğruna tutuşmak... tutuşmak pahasına tutmak.... tutarken ve sırf tuttuğu için tutuşmak... yanmak yani... olmak için ölmek... ölmedikçe olmayacağına, olunamayacağına inanmak...

İstemek... birşeyin olmasını istemek... olmayı istemek...

Yani?

İstemek ''bedel ödemek'' demek. Bedelini hesap etmeksizin istemek demek. Bedeli ne olursa olsun istemek demek. İsteğin şiddeti arttıkça ödenecek bedelin miktarının da artacağını bilmek demek. Bedeli büyük olduğu için olması istenenden kaçmak değil, bedeli büyük olduğu için olması istenene koşmak demek. O hâlde istemek demek, herşeyden evvel bedeli büyük olanın olmasını istemek demek. İstemek bedeli seve seve ödemek, bedeli göze alınan şeyin olmasını istemek demek.

Gönül cenneti istiyor imiş ammâ günahlar bırakmıyormuş.

Söylesene sevgili dostum, günahlar da kim oluyormuş? Gönlümüze ket vuracak, gönlümüzün isteklerini, istediklerini engelleyecek günah mı varmış bu dünyada?

Gönül bir kere istese, gönlün kendisi cennet olmaz mı? Bir kere, evet bir kere gönül cenneti istese dağlar tepeler düzlük, denizler yol olmaz mı insana?

Günah adam gibi istememenin, isteyememenin adı değil mi zâten? Günah istemesini bilmeyenlerin, istemek nedir bilmeyenlerin içine yuvarlandığı çukur değil mi?

Evet günah: olmayanlara, olmayı adam gibi istemeyenlere verilmiş bir ceza. Günah bir sebep değil, bilakis günah tamıtamına bir âkibet, bir sonuç, hem de istemeyi bilmemekten hâsıl olan bir sonuç. Günah, istemeyenlerin, istemesini bilmeyenlerin, istemek nedir bilmeyenlerin ağına düştükleri avcı... tutkusunu kaybetmişlerin kucağında uyumayı tercih ettikleri yosma... ölmeyi göze alamayanlara kurulan darağacı... çeşm-i siyahın ta kendisi günah. Ağlayan değil ağlatan, sızlayan değil sızlatan. Günah tutkusuzlara özgü bir ceza... tutmaktan vazgeçenlere... —ağzım kurusun— tutmaktan değil, tutulmaktan korkanlara musallat olan belâ. Evet, isteyenlerin değil, istemekten çekinenlerin belâsı hem de.

— “İsteseydin, eğer gerçekten isteseydin, olmak istediğin, olmasını istediğin olurdu. Olmadığına göre sen henüz istememişsin demektir.”

İsteseydin eğer, isteğinin şiddetinden, istemenin muhabbetinden yer yarılır, gök parçalanır, ma''dum mevcud''a, adem vücûd''a inkilâb ederdi. İsteseydin eğer, günahların yok olurdu. Bir kere isteseydin, evet bir kere gerçekten isteseydin olan olurdu; olacak olan olurdu. İsteseydin olmaz bile olurdu...

Sen hiç istemedin ki dostum! İstemek nedir bilmedin ki! Hiç tutulmadın sen! Tutkuların için ölmedin ki! İsteseydin ölürdün, ölseydin olurdun! Sen hiç olmadın ki! Evet, olmadın, çünkü sen hiç ölmedin! Ölecek kadar istemedin, ölümün pahasına istemedin, ölümüne istemedin! İsteseydin ölürdün. Ölseydin olurdun. Ne öldün ne oldun. Çünkü sen istemedin. İsteğini, istediğini aslında dile bile getirmedin. Öyle ya, bir kere dile getirseydin, olurdun. Bir kez adam gibi aklından geçirseydin hemen orada olmuş ve ölmüş idin.

Sen hiç istemedin ki dostum! İstemesini bilmedin. İstemek nedir bilmedin. Çünkü sen ol deyince olduranı hiç tanımadın.

DÜCANE CÜNDİOĞLU
 

EbuMuaz02

İlim_talebesi_27
Üye
ZİNDANDAN DOSTLARA MEKTUP

Zindanda oturup bir mektup yazdım
Mektubum dostlara varır mı bilmem
Gözyaşıyla kaç kez yazıyı bozdum
Yazdığım bir işe yarar mı bilmem

Zorlukla imtihan kader bazında
Yoruldum zindanın kış ve yazında
Mahkeme ekimin ondokuzunda
Tecil midir yoksa karar mı bilmem

Ne kadar yaşarsam kabir son durak
Döşeğim yorganım yastığım toprak
Yılan çiyan akrep değildir ırak
Kırkayak saçımı tarar mı bilmem

Münker-nekir gelir divan kurulur
İmandan amelden sual sorulur
Cevap yoksa derhal tokat vurulur
Sorgu-sual beni yorar mı bilmem

Belki kabir sıkar kemikler erir
Bir kapı açılır ateşi görür
Kıyamete kadar azapta durur
Azap bu fakiri bürür mü bilmem

Salih kula melek gülümser gelir
Farkında olmadan canını alır
Sorgu-sual tatlı bir sohbet olur
Bana gülümseyip durur mu bilmem

Dünya cehennemi zindandır belli
Kabir bazen özlem bazen teselli
Zindanda taziye dahi engelli
Zulüm zalimlere gurur mu bilmem

Zulme alet duvar, nöbetçi, kapı
Hayatı kemirir bu menfur yapı
Zulme mekan olmuş tüm dünya çapı
Daha uzun zaman sürer mi bilmem

Bir beton tabuta canlı girilir
Ne ölür zindanda ne de dirilir
Mengenede sıkar, bazen gerilir
Bu hal melekleri gerer mi bilmem

Zindanda bulunmaz hak ve insanlık
Rüya ve gündüzler bile karanlık
Yıllar boyu hüzün sevinç bir anlık
Acı bir tebessüm surur mu bilmem

Mahpuslar gülerken dahi üzgünler
Yıldızsız geceler, güneşsiz günler
Bitmez oldu zindan ile sürgünler
Bu dar günler sona erer mi bilmem

Haksızlar hakimse, mahkumdur haklı
Güç kanunu zahir hukuklar saklı
Nice canavar var iki ayaklı
Başka nesillerde türer mi bilmem

Kara günler demek çok hafif kalır
Kapkaranlık yıllar ömrümü alır
Azalmaz acılar hergün çoğalır
Bundan sonra daha ürer mi bilmem

Dünya sarsıldıkça yağar musibet
Sanki hep başıma eder isabet
Devam etmez bu hal ta ilel-ebet
Yeni nesil huzur görür mü bilmem

Acılar, hasretler okyanus oldu
Dertler ve çileler bir mekan buldu
Yazmağa başladım defterler doldu
Bütün rekorları kırar mı bilmem

Dünya bana hiç tebessüm etmedi
Çatık kaşı gözönümden gitmedi
Ne öfkesi ne de ömrüm bitmedi
Daha kötü tuzak kurar mı bilmem

Dert dinlerim bakmam ızdırabıma
Her mazlumda hüzün dolar kalbime
Onun için yalvarırım Rabbime
Makbul dualara girer mi bilmem

ŞAHIMERDAN SARI
( 10-10-2016 Tevkif Zindanı-IRAK )
 

Muddessir

İyi Bilinen Üye
Moderatör
Üye
بقدرِ الكدِّ تكتسبُ المعالي

ومن طلب العلا سهر الليالي

ومن رام العلا من غير كد

أضاع العمر في طلب المحال

تروم العز ثم تنام ليلاً

يغوص البحر من طلب اللآلي



çalışma nisbetinde elde edersin şerefleri

kim yükselmeyi isterse uyumaz geceleri

çalışmaksızın yükselmeyi isteyen

imkansızı istemekte tüketir ömürleri

izzeti istersin sonra uyursun geceleri

denize dalar kim almak isterse incileri.

İmam şafii
 

Muddessir

İyi Bilinen Üye
Moderatör
Üye
sabâ eger guzerî uftadet bekişver-i dûst
biyâr nefhaî ez-gîsû-yı mu’anber-i dûst


“ey sabah rüzgarı, eğer yolun dostun bulunduğu memlekete
düşerse dostun amber kokulu elbiselerinin kokusunu getir."

Hafız-ı Şirazi
 

Muddessir

İyi Bilinen Üye
Moderatör
Üye
Serendip dağları inci yağdırın

Tukruk kuyuları altın fışkırtın

Ne yaşarsam azıksız kalırım

Ne ölürsem kabirsiz

Himmetim kralların himmeti

Nefsim zilleti küfür sayan bir nefis...

imam şafi
 
Üst Alt