Çözüldü Kafirler ile Arkadaş Olarak Birbirini Eklemek veya Takipleşmek Küfür müdür?

bilgi arayan kimse Çevrimdışı

bilgi arayan kimse

Yeni Üye
İslam-TR Üyesi
İnternet ortamında kafirleri, dine hakaret eden kişileri, arkadaş olarak eklemek, hesabımızda bu tür kişilerin arkadaş ekli halde bulunması ya da onları takip et butonuna basarak takip etmek; onların küfürlerinden rahatsızlık duymamıza rağmen bizi dinden çıkarır mı?

Bir iletişim uygulamasında hesabımda 151 kişi ekli bu konu üzerinden küfür gibi ciddi veballere girer miyim?
1775848765940.png

Ekli kişileri gözden geçirip şehadet getirip tövbe mi etmem gerekir?
 
Culeybib Horasani Çevrimdışı

Culeybib Horasani

Aktif Üye
İslam-TR Üyesi
Kişinin sanal alemdeki yaptığı takipler, arkadaşlar ve bu insanların din düşmanı, kafir müşrik olmalarından, dolayı bir kişiyi tekfir etmek büyük vebal olur, doğru da olmaz.
Takip edilen kişilerin şirkine, küfrüne rıza göstermek, onaylamak, kabullenmek kişiyi kafir yapar.
Ehl-i Sünnet'in menhecinde *Küfre rıza aynı ile küfürdür*

 
A Çevrimdışı

AbuShekau

Yeni Üye
İslam-TR Üyesi
baya dostluk dinine benziyor korkmayın arkadaşlar insanların kalplerini ısındırmak için iyi amellerde bulunmaktan kimseye zarar gelmez yeter ki iyi niyetli olun ve Allaha hesap verebilir konumda olun Hazreti peygamberin de Mekke döneminde pek çok gayrimüslim arkadaşı olmuştur
 
Abdullah el Hanbeli Çevrimdışı

Abdullah el Hanbeli

İslam-tr Sakini
İslam-TR Üyesi
En hayırlısı küfür ortamlarından kaçınmak, arkadaş listende dine hakaret eden kafirler varsa tepkini ortaya koyup uyarmak, dinlemezlerse böylelerinden uzak durmak. Küfre rıza küfürdür, tepki ve reddiye niyetiyle olmaksızın küfür ortamlarında ihtiyac ve zaruret olmadan bulunmak haram ile küfür arasında ihtilaflıdır.

Dostluk meselesi ise tafsilatlıdır:

1. Tevelli (Büyük Muvâlât / Mutlak Dostluk)
Kafirlerin küfrünü kalben onaylamak, batıl inançlarına rıza göstermek, İslam'a karşı küfür ehline destek olmak veya Müslümanların aleyhine olacak şekilde onlara askeri, siyasi ya da fiili yardımda bulunmaktır. Bu tür bir dostluk büyük küfür (dinden çıkaran amel) kapsamında değerlendirilir; çünkü bu, kişinin inanç boyutunda Müslümanların safından çıkıp karşı safa geçmesi anlamına gelir.


2. Küçük Muvâlât (Küçük Dostluk / Harâm Olan İlişkiler)
Kafirlerin inançlarını ve küfrünü kalben reddetmekle birlikte; dünyevi menfaatler, akrabalık veya şahsi çıkarlar gözeterek onlara gereksiz bir tazim (saygı) göstermek, dinden taviz vererek dalkavukluk (müdahane) yapmak veya Müslümanların zararına olmayacak şekilde onlara karşı aşırı sevgi beslemektir. Bu durum insanı dinden çıkarmaz ancak büyük günahlardan ve haramlardan sayılır; zira kalbi bir yozlaşmaya zemin hazırlar.


3. Caiz Olan Muameleler (İnsani İlişkiler, Adalet ve İhsan)
Gayrimüslimlerle din dairesi dışında kalan; insani, ticari, hukuki ve sosyal ilişkileri kapsar. İslam'a ve Müslümanlara düşmanlık beslemeyen (harbi olmayan) gayrimüslimlerle komşuluk yapmak, adaletle muamele etmek, ticaret yürütmek, onlara iyilik ve ikramda bulunmak (ihsan) ve hidayetleri için dua etmek bu kapsama girer. Ayrıca Kitabi (Yahudi veya Hristiyan) bir kadınla evlenmek veya onlarla akrabalık hukukunu gözetmek de dinen caiz ve meşrudur.
 
bilgi arayan kimse Çevrimdışı

bilgi arayan kimse

Yeni Üye
İslam-TR Üyesi
En hayırlısı küfür ortamlarından kaçınmak, arkadaş listende dine hakaret eden kafirler varsa tepkini ortaya koyup uyarmak, dinlemezlerse böylelerinden uzak durmak. Küfre rıza küfürdür, tepki ve reddiye niyetiyle olmaksızın küfür ortamlarında ihtiyac ve zaruret olmadan bulunmak haram ile küfür arasında ihtilaflıdır.

Dostluk meselesi ise tafsilatlıdır:

1. Tevelli (Büyük Muvâlât / Mutlak Dostluk)
Kafirlerin küfrünü kalben onaylamak, batıl inançlarına rıza göstermek, İslam'a karşı küfür ehline destek olmak veya Müslümanların aleyhine olacak şekilde onlara askeri, siyasi ya da fiili yardımda bulunmaktır. Bu tür bir dostluk büyük küfür (dinden çıkaran amel) kapsamında değerlendirilir; çünkü bu, kişinin inanç boyutunda Müslümanların safından çıkıp karşı safa geçmesi anlamına gelir.


2. Küçük Muvâlât (Küçük Dostluk / Harâm Olan İlişkiler)
Kafirlerin inançlarını ve küfrünü kalben reddetmekle birlikte; dünyevi menfaatler, akrabalık veya şahsi çıkarlar gözeterek onlara gereksiz bir tazim (saygı) göstermek, dinden taviz vererek dalkavukluk (müdahane) yapmak veya Müslümanların zararına olmayacak şekilde onlara karşı aşırı sevgi beslemektir. Bu durum insanı dinden çıkarmaz ancak büyük günahlardan ve haramlardan sayılır; zira kalbi bir yozlaşmaya zemin hazırlar.


3. Caiz Olan Muameleler (İnsani İlişkiler, Adalet ve İhsan)
Gayrimüslimlerle din dairesi dışında kalan; insani, ticari, hukuki ve sosyal ilişkileri kapsar. İslam'a ve Müslümanlara düşmanlık beslemeyen (harbi olmayan) gayrimüslimlerle komşuluk yapmak, adaletle muamele etmek, ticaret yürütmek, onlara iyilik ve ikramda bulunmak (ihsan) ve hidayetleri için dua etmek bu kapsama girer. Ayrıca Kitabi (Yahudi veya Hristiyan) bir kadınla evlenmek veya onlarla akrabalık hukukunu gözetmek de dinen caiz ve meşrudur.
Dine hakaret eden kafirleri arkadaş olarak ekleyip, onların dine hakaretlerine, küfürlerine karşı sözlü tepki göstermesek bile kalben iğrenerek onlarla sohbet etmek ve oyun oynayarak vakit geçirmek, haram ile küfür arasında ihtilaflı bir mesele midir? Eğer böyleyse haram ve küfür arasında ihtilaflı olan bir fiili yapmaya devam etmek, "Sen bir ihtimalle kafir oldun, diğer bir ihtimalle de haram işledin" anlamına mı gelir? Yoksa meselenin ihtilaflı olması, bu eylemi yapmanın kişiyi kesin bir şekilde müminlikte tutacağına işaret midir?
 
Son düzenleme:
Abdullah el Hanbeli Çevrimdışı

Abdullah el Hanbeli

İslam-tr Sakini
İslam-TR Üyesi
Dine hakaret eden kafirleri arkadaş olarak ekleyip, onların dine hakaretlerine, küfürlerine karşı sözlü tepki göstermesek bile kalben iğrenerek onlarla sohbet etmek ve oyun oynayarak vakit geçirmek, haram ile küfür arasında ihtilaflı bir mesele midir? Eğer böyleyse haram ve küfür arasında ihtilaflı olan bir fiili yapmaya devam etmek, "Sen bir ihtimalle kafir oldun, diğer bir ihtimalle de haram işledin" anlamına mı gelir? Yoksa meselenin ihtilaflı olması, bu eylemi yapmanın kişiyi kesin bir şekilde müminlikte tutacağına işaret midir?

Başka söze geçmedikleri sürece keyfi olarak aralarında kalmak tehlikelidir. Kalben ret iddiasında bulunarak küfür ortamlarında bulunmanın hükmü ihtilaflıdır. Kimilerine göre bir Müslüman ihtiyaç ve zaruret olmadan o ortamda bulunursa “kalbimle reddediyorum” iddiası yalandır, imanla bağdaşmaz. Kimilerine göre ihtiyaç ve zaruret olmadan o ortamda bulunursa büyük günah işlemiştir ancak “kalbimle reddediyorum” iddiası yalan değildir. İhtimal varsa ben tekfir etmeme taraftarıyım ancak diğer içtihadı (küfür olduğu görüşünü) benimseyen Müslümanlar olabilir.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Geri
Üst Ana Sayfa Alt