En hayırlısı küfür ortamlarından kaçınmak, arkadaş listende dine hakaret eden kafirler varsa tepkini ortaya koyup uyarmak, dinlemezlerse böylelerinden uzak durmak. Küfre rıza küfürdür, tepki ve reddiye niyetiyle olmaksızın küfür ortamlarında ihtiyac ve zaruret olmadan bulunmak haram ile küfür arasında ihtilaflıdır.
Dostluk meselesi ise tafsilatlıdır:
1. Tevelli (Büyük Muvâlât / Mutlak Dostluk)
Kafirlerin küfrünü kalben onaylamak, batıl inançlarına rıza göstermek, İslam'a karşı küfür ehline destek olmak veya Müslümanların aleyhine olacak şekilde onlara askeri, siyasi ya da fiili yardımda bulunmaktır. Bu tür bir dostluk büyük küfür (dinden çıkaran amel) kapsamında değerlendirilir; çünkü bu, kişinin inanç boyutunda Müslümanların safından çıkıp karşı safa geçmesi anlamına gelir.
2. Küçük Muvâlât (Küçük Dostluk / Harâm Olan İlişkiler)
Kafirlerin inançlarını ve küfrünü kalben reddetmekle birlikte; dünyevi menfaatler, akrabalık veya şahsi çıkarlar gözeterek onlara gereksiz bir tazim (saygı) göstermek, dinden taviz vererek dalkavukluk (müdahane) yapmak veya Müslümanların zararına olmayacak şekilde onlara karşı aşırı sevgi beslemektir. Bu durum insanı dinden çıkarmaz ancak büyük günahlardan ve haramlardan sayılır; zira kalbi bir yozlaşmaya zemin hazırlar.
3. Caiz Olan Muameleler (İnsani İlişkiler, Adalet ve İhsan)
Gayrimüslimlerle din dairesi dışında kalan; insani, ticari, hukuki ve sosyal ilişkileri kapsar. İslam'a ve Müslümanlara düşmanlık beslemeyen (harbi olmayan) gayrimüslimlerle komşuluk yapmak, adaletle muamele etmek, ticaret yürütmek, onlara iyilik ve ikramda bulunmak (ihsan) ve hidayetleri için dua etmek bu kapsama girer. Ayrıca Kitabi (Yahudi veya Hristiyan) bir kadınla evlenmek veya onlarla akrabalık hukukunu gözetmek de dinen caiz ve meşrudur.