Soru Mevdudi'nin İran Humeyni Devrimi ile İlgili Görüşü Hakkında Bilgi Verebilir misiniz?

maxsimilyan70 Çevrimdışı

maxsimilyan70

Üye
İslam-TR Üyesi
Kalemşör Hocam ben tartışma tarftarı değilim.Yanlız Sizi Kavramları öğrenmenizi öğrenirim.Toplumun Medyanın İslami Olarak tanımladığı kavramlar İslami Değildir.Bizim Literatürümüzde olan kavramlar İslamidir.Tasavvufu İslami olarak tanımlayanın anlını karışlarım.Neyse gece gece gerek yok tasavvuf hakkında bilgi almak isityorsan siteyi biraz dolaş derim.

Klişiden kastınızı anlayamadım yanlız? !

Kavramları İslam terminolojisinden öğrenmenizi ben size bir önceki mesajım da zaten önermiştim. Siz de bana öneriyorsunuz sizce tasavvuf sadece sizin ismini verdiğiniz kişilerin ''yaşam tarzı'' mıdır? Benim tasavvuf algım İslamın zaten bizzat kendisidir. Arkadaşın birisi sormuş: ''Mevdudinin fetvasını nasıl değerlendiriyorsunuz?'' diye. Bu sorunun cevabı konuşmalarımızdaki ilintisiz fikir teatileri değildir. Üstelik diğer arkadaşların Şia reaksiyonunu da anlamış değilim. Kendileri ile İslam bağlarını koparmış tarih içerisindeki galat bir topluluğun İmam Humeyni ile ne ilgisi var? ,
Burada bir İslam devrimi gerçekleşmiş. ''Kemiyeti'' tartışma konusu olsa bile ''Keyfiyeti'' Allah adına olmuş. Dünya Müstekbirlerinin en rahatsız olduğu bir hakikatin tohumu atılmış yeryüzüne. Oturup dua edeceğimize arkasından karalamaya çalışıyoruz. Biz neyin peşindeyiz?
 
Ömer İbn Abdulaziz Çevrimdışı

Ömer İbn Abdulaziz

Aktif Üye
İslam-TR Üyesi
Ya şimdi bu durumda ben şii konumuna düşmüş gibi oldum Allah affetsin :) Benim Kastım o değil kardeşim.Örnek olması açısından İmam Şafii bu tartışmalar varken Ehli Beytin tarafında olduğu gerekçesi ile zulumlere maruz kalmıştır.En nihayetinde zamanın bir çok Alimi ve muhaddisi Emeviler karşısında,Zulme uğrayan Ali(as) soyundan gelenleri desteklemişlerdir.

Daha sonra Şia gibi sapık bir fırka oluşduğundan sonrasından bahsetmiyorum.Ama öncesi Zulme uğrayan Hz.Ali ve beraberindeki sahabelerdi ve doğal olarak da bir çok alim o günün şartlarında onları desteklemişlerdir.O sebeten ötürü dedim Ebu Hanife döneminde henüz bu kadar sapmış bir şia yoktu.Siyasi olarak Emevilere baş kaldıran bir çoğu da zulme uğramış insanlardı.

Bilmem Meramımı anlatabildim mi?

İmam Ebu Hanife zamanında o kadar sapmış şia yokmuydu? Bizzat Ali (Radiyallahu anh) zamanında bir gurup insan çıkıp Ali'nin ilah olduğunu söylediler. Bunlarda kendilerine Ali'nin şiası yanı Ali'nin taraftarı diyorlardı. Ali (radiyallahu anh) onlara mürted hükmü verip yakarak öldürmüştür.

Ayrıca selefe söven, sahabeye küfreden şiiler İmam Ebu Hanife zamanında vardı. Ebu Hanife Hac veya umre için Mekke'ye gidiyor ve Abdullah ibn Abbas'ın talebesi olan Ata ibn Rebah'a soru soruyor. Ata Ebu Hanife'ye diyor ki:"Sen nereden geldin?" Ebu Hanife:"Kufe'den" diyor. Ata tekrar soruyor:"Dinlerini parça parça edenlerin yanından gelmişsin. Peki sen kimlerdensin?" İmam Ebu Hanife diyor ki: "Ben; Selefe sövmeyen, kadere iman eden, bir Müslümanı da büyük günahı yüzünden tekfir etmeyenlerdenim"

Selefe söven: Şialardır
Kadere İman Etmeyen: Kaderilerdir
Büyük günahtan tekfir edenlerde Haricilerdir.

Bunlarda o dönemde Kufe'de yaygın olan bidatlardır. Ebu Hanife onlardan olmadığını söylemiştir.

Evet İmam Şafii Rafızi olduğu gerekçesiyle yakalanmıştır. Fakat rafızi olmadığı anlaşıldığı için serbest bırakılmıştır ve demiştir ki "Eğer Ehli Beyti sevmek rafızilikse, insanlar ve cinler bilsin ki ben rafıziyim" Fakat İmam Şafii dışındakiler rafızi oldukları gerekçesiyle öldürülmüştür.

İmam Ebu Hanife zamanında bu kadar sapmış şia yoktu demende o dönem hakkında hiçbir malumatının olmadığını gösteriyor.
 
M Çevrimdışı

Musluman.

İslam-tr Sakini
İslam-TR Üyesi
İmam Ebu Hanife zamanında o kadar sapmış şia yokmuydu? Bizzat Ali (Radiyallahu anh) zamanında bir gurup insan çıkıp Ali'nin ilah olduğunu söylediler. Bunlarda kendilerine Ali'nin şiası yanı Ali'nin taraftarı diyorlardı. Ali (radiyallahu anh) onlara mürted hükmü verip yakarak öldürmüştür.

Ayrıca selefe söven, sahabeye küfreden şiiler İmam Ebu Hanife zamanında vardı. Ebu Hanife Hac veya umre için Mekke'ye gidiyor ve Abdullah ibn Abbas'ın talebesi olan Ata ibn Rebah'a soru soruyor. Ata Ebu Hanife'ye diyor ki:"Sen nereden geldin?" Ebu Hanife:"Kufe'den" diyor. Ata tekrar soruyor:"Dinlerini parça parça edenlerin yanından gelmişsin. Peki sen kimlerdensin?" İmam Ebu Hanife diyor ki: "Ben; Selefe sövmeyen, kadere iman eden, bir Müslümanı da büyük günahı yüzünden tekfir etmeyenlerdenim"

Selefe söven: Şialardır
Kadere İman Etmeyen: Kaderilerdir
Büyük günahtan tekfir edenlerde Haricilerdir.

Bunlarda o dönemde Kufe'de yaygın olan bidatlardır. Ebu Hanife onlardan olmadığını söylemiştir.

Evet İmam Şafii Rafızi olduğu gerekçesiyle yakalanmıştır. Fakat rafızi olmadığı anlaşıldığı için serbest bırakılmıştır ve demiştir ki "Eğer Ehli Beyti sevmek rafızilikse, insanlar ve cinler bilsin ki ben rafıziyim" Fakat İmam Şafii dışındakiler rafızi oldukları gerekçesiyle öldürülmüştür.

İmam Ebu Hanife zamanında bu kadar sapmış şia yoktu demende o dönem hakkında hiçbir malumatının olmadığını gösteriyor.

Sen niye bana yürüyorsun kardeşim aynı taraftayız :) tamam pes ediyorum
 
M Çevrimdışı

Musluman.

İslam-tr Sakini
İslam-TR Üyesi
Kavramları İslam terminolojisinden öğrenmenizi ben size bir önceki mesajım da zaten önermiştim. Siz de bana öneriyorsunuz sizce tasavvuf sadece sizin ismini verdiğiniz kişilerin ''yaşam tarzı'' mıdır? Benim tasavvuf algım İslamın zaten bizzat kendisidir. Arkadaşın birisi sormuş: ''Mevdudinin fetvasını nasıl değerlendiriyorsunuz?'' diye. Bu sorunun cevabı konuşmalarımızdaki ilintisiz fikir teatileri değildir. Üstelik diğer arkadaşların Şia reaksiyonunu da anlamış değilim. Kendileri ile İslam bağlarını koparmış tarih içerisindeki galat bir topluluğun İmam Humeyni ile ne ilgisi var? ,
Burada bir İslam devrimi gerçekleşmiş. ''Kemiyeti'' tartışma konusu olsa bile ''Keyfiyeti'' Allah adına olmuş. Dünya Müstekbirlerinin en rahatsız olduğu bir hakikatin tohumu atılmış yeryüzüne. Oturup dua edeceğimize arkasından karalamaya çalışıyoruz. Biz neyin peşindeyiz?

Bahsediğiniz Klişe eğer Tevhidi Haykırıp Şia Gerçekleri ile sizi yüzleştirmek ise evet kabul ediyorum klişe klişe konuşmaya da devam edeceğim.Bidat dolu sapıklık dolu fısk dolu olan Güya Takva yolu manasına gelen Hint Mistisizminden ve Yunan Gnostik inançlarından beslenen bir tasavvufu kesinlikle red ediyorum.Ve red ettmeyenin de İslam Çerçevesine giremeyeceğini ısrarla belirtiyorum.

Ha yok Osmanlı Sevdanız var ve bu nedenle tasvvufu İslami görüyorsanız (en azından vefalı olmak adına) daha size hiçbir şey söylemiyorum
 
maxsimilyan70 Çevrimdışı

maxsimilyan70

Üye
İslam-TR Üyesi
Belirttiğin din algısından kendimi teberri ederim. Benim tasavvuf algım ''İslamın kendisidir'' diye de vurgulamıştım. Her neyse.
 
M Çevrimdışı

Musluman.

İslam-tr Sakini
İslam-TR Üyesi
Belirttiğin din algısından kendimi teberri ederim. Benim tasavvuf algım ''İslamın kendisidir'' diye de vurgulamıştım. Her neyse.

Görmek isteyene Allah hidayet versin.

Mesele Bu forum, ya da başka bir forum değil.Bu sitedekilerin ya da benim görüşüm önemli değil.Dediğim gibi ben bugün varım yarın yokum,bu site bugün var yarın yok.

Ama İSLAM evrenseldir.Hz. Ademden Kıyamete Kadar dünya üzerinde hüküm sürecek olan bir dindir.Tasavvuf gibi Hz.Muhammed den Yüzlerce yıl sonra ortaya çıkıp, sahabelerdeki Allah'a huşu içinde ibadet etme örneklerini kendilerine delil alarak her türlü sapıklık ve bidatlere batmış olanları İslam olarak görmek hakikaten büyük delalettir.

Ama tavsiyem Lütfen ve Sadece Kuran Ve Sünnet...Yoksa hakikaten rüzgar nereden eserse oraya gider insan...
 
Çay-Şakird Çevrimdışı

Çay-Şakird

İslam-tr Sakini
İslam-TR Üyesi
Görmek isteyene Allah hidayet versin.

Mesele Bu forum, ya da başka bir forum değil.Bu sitedekilerin ya da benim görüşüm önemli değil.Dediğim gibi ben bugün varım yarın yokum,bu site bugün var yarın yok.

Ama İSLAM evrenseldir.Hz. Ademden Kıyamete Kadar dünya üzerinde hüküm sürecek olan bir dindir.Tasavvuf gibi Hz.Muhammed den Yüzlerce yıl sonra ortaya çıkıp, sahabelerdeki Allah'a huşu içinde ibadet etme örneklerini kendilerine delil alarak her türlü sapıklık ve bidatlere batmış olanları İslam olarak görmek hakikaten büyük delalettir.

Ama tavsiyem Lütfen ve Sadece Kuran Ve Sünnet...Yoksa hakikaten rüzgar nereden eserse oraya gider insan...
kalemşör Allahu alem tasavvuf sapıklıklarından haberdar, nasıl ki şimdikilerin sapkınlıklarını taşımayan takva ehli tasavvufçuları geçmişte alimler övmüşse Allahu alem ona vurgu yapıyor.
 
F Çevrimdışı

fecri kadim

Aktif Üye
İslam-TR Üyesi
Olaya Tevhidi Bakış açısı ile bakmak lazım.Herhangi bir gruba bakışımız şu şii, bu sunni, bu selefi olmamalı.Şiilerin Şirk koşmayanları(ki azınlıktadır, unutmayalım ki günümüz sünnilerinin de çoğu şirk koşmaktadır) bir hareket başlattıklarında Tevhidi bilince sahip olduklarından dolayı, ırk,millet ya da mezheb taasubculuğu yapmadan Müslümanların yanında yer almalıyız.En azından bir Müslüman olarak böyle bir olay karşısında böyle bir tutum sergilememiz gerektiğini düşünüyorum.

Mevdudinin bu konu üzerindeki görüşünü; (Muhetemelen) O günün şartlarında Humeyni Şiasını iyi okuyamaması ve yanlış bir görüş belirtmesir, Ya da Humeyni ve taraftarlarının Şianın temel prensiblerinden olan takiye yi devrimin başlangıcında uyguluyarak tevhid ehli gibi kendilerini Dünya'ya tanıtmaları, ya da ...gibi nedenler oluşturmuştur. Bu görüşünü daha önce bilmediğim için çok fazla bir bilgim yok cahilce yorum yapmak istemem ama konuyu araştıracağım...

Dipnot** Mevdudinin o yıllarda Demokrasi hakkında da farklı görüşleri olmuştur, bu kavram karmaşası ya da günün şartlarında demokrasinin anlaşılamaması ya da Mevdudinin Demokrasiyi net bir şeklide okuyamaması olarak da düşünülebilir.Bunu bir iftira olarak algılamayın arkadaşlar Çevirmenin hatalarından da kaynaklı böyle bir izlenim uyandırmış olabilir...Ama Mevdudi okuyanlar görecektir ki; Mevdudinin Demokrasiye karşı net bir tavrı yoktur.Demokrasi Konusunda kafasının biraz karışık olduğu kanaatindeyim...

demokrasi ve mevdudi konusunu biraz daha açıklığa kavuştururmusunuz
bahsettiğiniz yorumlar hangi kitabında daha çok öne çıkıyor bana somut bir kaç isim vermeniz mümkünmü
 
maxsimilyan70 Çevrimdışı

maxsimilyan70

Üye
İslam-TR Üyesi
Görmek isteyene Allah hidayet versin.

Mesele Bu forum, ya da başka bir forum değil.Bu sitedekilerin ya da benim görüşüm önemli değil.Dediğim gibi ben bugün varım yarın yokum,bu site bugün var yarın yok.

Ama İSLAM evrenseldir.Hz. Ademden Kıyamete Kadar dünya üzerinde hüküm sürecek olan bir dindir.Tasavvuf gibi Hz.Muhammed den Yüzlerce yıl sonra ortaya çıkıp, sahabelerdeki Allah'a huşu içinde ibadet etme örneklerini kendilerine delil alarak her türlü sapıklık ve bidatlere batmış olanları İslam olarak görmek hakikaten büyük delalettir.

Ama tavsiyem Lütfen ve Sadece Kuran Ve Sünnet...Yoksa hakikaten rüzgar nereden eserse oraya gider insan...

Sizin tasavvurunuzda tasavvuf tek prototip olabilir. Bu sizin bakış açınızın mikro oluşunun bir tezahürü. Benim tasavvuf tarifimin muhtevası Kur'an ve sünnetin ihtiva ettiğinden başkası değildir. Tasavvuf'un sonradan çıkması bizce bir müşkil değildir. İbn Haldun'un da belirttiği gibi tasavvufun ruhu sahabelerin arasındaydı. İsminin lugavi bir bidat olması da bizi ilgilendirmiyor; zira bu mantık dışı yaklaşım ''muhaddis'' ''dilci'' vb. isimlerinde sonradan çıkmış olduğu nüansını ıskalıyor sanırım.
 
A Çevrimdışı

AhluSunnah

Yeni Üye
İslam-TR Üyesi
Sizin tasavvurunuzda tasavvuf tek prototip olabilir. Bu sizin bakış açınızın mikro oluşunun bir tezahürü. Benim tasavvuf tarifimin muhtevası Kur'an ve sünnetin ihtiva ettiğinden başkası değildir. Tasavvuf'un sonradan çıkması bizce bir müşkil değildir. İbn Haldun'un da belirttiği gibi tasavvufun ruhu sahabelerin arasındaydı. İsminin lugavi bir bidat olması da bizi ilgilendirmiyor; zira bu mantık dışı yaklaşım ''muhaddis'' ''dilci'' vb. isimlerinde sonradan çıkmış olduğu nüansını ıskalıyor sanırım.

Bu Şia ve Mutezile sempatizanı şaklabanların klasik özelliği. Böyle süslü, yabancı ve kullanılmayan kelimeleri kullanarak güya akıllarınca etkli konuşmuş oluyorlar. Halbuki eşşekten bir farkları kalmıyor. Çünkü konuştukları sözler, süslü bile olamayan komik cümleler. Aişe rha dediği gibi "Rasulullah s.a.v. insanların anlayacağı şekilde konuşurdu"

Edebi cümleler sizi kurtaramayacak, tıpkı Humeyni isimli Kur'an'ın tahrif olduğunu iddia eden sahabe düşmanı zındığı kurtaramadığı gibi. Süslemeye çalıştığınız batıl firkleriniz sizin olsun, Ehl-i Sünnet olan kimseler için, kafirlere düşmanlık yeter.
 
maxsimilyan70 Çevrimdışı

maxsimilyan70

Üye
İslam-TR Üyesi
Bu Şia ve Mutezile sempatizanı şaklabanların klasik özelliği. Böyle süslü, yabancı ve kullanılmayan kelimeleri kullanarak güya akıllarınca etkli konuşmuş oluyorlar. Halbuki eşşekten bir farkları kalmıyor. Çünkü konuştukları sözler, süslü bile olamayan komik cümleler. Aişe rha dediği gibi "Rasulullah s.a.v. insanların anlayacağı şekilde konuşurdu"

Edebi cümleler sizi kurtaramayacak, tıpkı Humeyni isimli Kur'an'ın tahrif olduğunu iddia eden sahabe düşmanı zındığı kurtaramadığı gibi. Süslemeye çalıştığınız batıl firkleriniz sizin olsun, Ehl-i Sünnet olan kimseler için, kafirlere düşmanlık yeter.

Bana yapmış olduğunuz bu su-i zan dan ötürü Allah sizi bağışlasın, Kardeşim.
 
maxsimilyan70 Çevrimdışı

maxsimilyan70

Üye
İslam-TR Üyesi
''Kemiyeti'' tartışılsa da ''Keyfiyeti'' Allah adına gerçekleşmiş İslami bir devrimdir, bu dediğim için beni Şia olarak itham ediyorsanız; bana haksızlık ediyorsunuz. İşlerimin arasında şu konuya mesaj yazmamın sebebi ise sadece İslami bir endişedir. Allah, size ve bize Selamet versin.
 
M Çevrimdışı

Musluman.

İslam-tr Sakini
İslam-TR Üyesi
''Kemiyeti'' tartışılsa da ''Keyfiyeti'' Allah adına gerçekleşmiş İslami bir devrimdir, bu dediğim için beni Şia olarak itham ediyorsanız; bana haksızlık ediyorsunuz. İşlerimin arasında şu konuya mesaj yazmamın sebebi ise sadece İslami bir endişedir. Allah, size ve bize Selamet versin.

kemiyet ve keyifeti Tanımlar mısın?
 
maxsimilyan70 Çevrimdışı

maxsimilyan70

Üye
İslam-TR Üyesi
Güzel kardeşim, demek istediğim bu devrim ''İslam'' adına gerçekleşmedi mi? Bu bizim bu devrime saygı göstermemiz için yeterli bir sebep değil midir? Ben günümüz İran Devletinin ''İslam Devleti'' olduğunu söylüyor da değilim. Fakat ortada ''Allah'' adına gerçekleşen bir devrim var. ''X'' putu ''Y'' putu için devrilmiyor. ''Allah'' adına devriliyor. Bu bizim için yeterli bir sebeptir. Bunu söyleyen sadece ''ben'' değilim. Allah çok şükür olsun ki bu gerçeği gören eski ve yeni bir çok alimimiz var. En başta vefatından bir kaç ay önce Üstad Mevdudi bu devrimi tasdik etmiş. Arkadaşın birisi de ''alıntılamış'' Sayın Ahmed KALKAN da bu gerçeğe dikkat çekmiş.
 
M Çevrimdışı

Musluman.

İslam-tr Sakini
İslam-TR Üyesi
Güzel kardeşim, demek istediğim bu devrim ''İslam'' adına gerçekleşmedi mi? Bu bizim bu devrime saygı göstermemiz için yeterli bir sebep değil midir? Ben günümüz İran Devletinin ''İslam Devleti'' olduğunu söylüyor da değilim. Fakat ortada ''Allah'' adına gerçekleşen bir devrim var. ''X'' putu ''Y'' putu için devrilmiyor. ''Allah'' adına devriliyor. Bu bizim için yeterli bir sebeptir. Bunu söyleyen sadece ''ben'' değilim. Allah çok şükür olsun ki bu gerçeği gören eski ve yeni bir çok alimimiz var. En başta vefatından bir kaç ay önce Üstad Mevdudi bu devrimi tasdik etmiş. Arkadaşın birisi de ''alıntılamış'' Sayın Ahmed KALKAN da bu gerçeğe dikkat çekmiş.

Şuan Türkiye De Allah adına İnsanlar gidip Akp ye oy veriyorlar.Bu şirk eylemini basite mi indirgemiş oluyor.Her Allah Lafzını kullanıp yapılan eylem İslami Mi oluyor?Din kayıgısı ile yapılan her amel Caiz midir?

Hadi Sana bir örnek: Mekke'deki Müşrikler Kızlarını Toprağa Diri Diri gömerken Din Kaygısı taşıyorlardı !!! Devamını yazmayayım isterseniz
 
K Çevrimdışı

Khaled21

Aktif Üye
İslam-TR Üyesi
İSLAM DEVLETİNİN YAPISI
Mevdudi'nin en büyük arzusunun İslam devletinin kurulması olduğunu söyleyen Ballı, bu devletin niteliklerini şu şekilde özetledi:
1- Allah'ın egemenliğini tanıma,
2- Peygamber'in otoritesi,
3- Allah'ın hilafeti konumunda olması,
4- Şura'ya dayalı olması.
GÖRÜŞLERİ…
Cemaat'in görüşleri hakkında da bilgi veren Ballı, bu görüşleri şu şekilde özetledi:
- Kur'an ve sünnet…
- İçtihad…
- Mevdudi'nin yorumları…
- İslami prensiplerin hayata geçirilmesi…
- İslami idarenin kurulmasının hedef edinilmesi…
- Adil şartlarda seçimlere katılma…
- Silahlı mücadele yerine, barışçıl ve demokratik hareket tarzının benimsenmesi…

Bu nedemek şimdi mevdudinin anlayışı bumu gerçekten?
 
Üst