Suriye hakkında lütfen herkes katılsın!

M Çevrimdışı

Musluman.

İslam-tr Sakini
İslam-TR Üyesi
M.Emin Akın Hoca yazdı; Hizbullah ve Suriye KureselHaber 08-01-2013

emin-hoca-300x200.jpg

Nasrullah’ın, İsrail ve ABD meselesinde gayet haklı ve Arapları sarsan sözleri de doğru. Ancak, Suriye’deki savaşı, Esed’lerle olan ilişkileri olumsuz yönde ele almalarına da engel olmuyor.

Düşmanla çevrili, bir İslam âlemi böyle olmamalıydı. Daha sağlam ve daha Kur’an’ın itaatinde olan bir âlem olmalıydı.
Biz İsrail ve ABD karşısında hiç bir zaman İran’ın ve Hizbullah’ın yıkılışını arzulamadık. Ama unutmayalım, Suriye’de rejim demek halk demek değildir. İran Filistine ne yaptıysa “akidesi”nden dolayı yapmışsa bu “akide”nin; biraz da“İsna Aşeriyye” ile taban taban zıt bir akideye sahip olan Nusayri ve Baasçı Hafız’ın ve oğlu Beşşar’ın yaptıkları konusunda da söz konusu olmalıydı.
Bizler, düşman İsrail ve Amerika ile savaşma üzerine neden bu kadar yoğunlaşıyoruz?
Akideden mi? hangi akide? Cevap olarak elbette “İslam” diyeceğiz değil mi? Ya Nusayri Baas rejimi ile olan yakınlığımız “Teşeyyu” “İmamiyye” “Ma’sumiyet” ve “Mehdilik” üzerine kurulmuşsa o zaman tüm İslam âlemi için buna Kur’an’ın akidesi diyebilir miyiz?
Hasan Nasrullah’ın kendisi de çok iyi biliyor ki, 1967’den bu yana Colan veMezariu Şeb’a İsrailin elinde, İran ile Suriye 1979 devriminden önce de siyasi ve diplomatik olarak birlikteler.

Colan, İsrail’in işgalil altındayken, neden Baas rejimi bu vatan parçasını kurtarmadı ve bunun için bir savaşı göze alamadı? Fakat şimdi, üç Arap İsrail savaşında ölenlerden daha fazla insanın ölümüne yol açan bir savaşı sürdürüyor?
Suriye, İsrail’le Colan uğruna savaşamadı, ‘çünkü zayıftı’ diyebiliriz. Fakat bakıyoruz ki Suriye 30 yıl Lübnan’ı işgal ederek orada kalmış. Suriye’nin Lübnan’ı işgali, İsrail’le savaş nedeni değil miydi? Savaş sebebiydi peki neden İsrail zayıf olan Suriye ile savaşmadı?
Şimdi sizle, birçok insanın karşı eleştirilerini neredeyse tamamen düşmanlık zaviyesinden ele alıyorsunuz. Peki, neden İslam âlemi üzerinde bu kadar baskıcı bir doğrucu ve gerçekçi olan bir politika iddiasını güdüyorsunuz? Suriye’de ve Suriye dışında İslam âlemini düşmanlarını bilen ve onlarla savaşı ve cihadı gayeleri edinmiş olan Müslümanların olduğunu biliyorsunuz.

Bunların tamamı mı haksız, bunların tamamı mı ABD ve İsrail maşaları?
Irak için mazeretiniz varsa onların da mazereti var eğer mazeretler üretmek istersek. Burada akla gelen bazı soruların olduğunu da hatırlatmakta yarar var:

1. Teşeyyu akidesi neden Sünnet ehlinin akidesiyle barışmıyor aksi de varid?

2. Hizbullah neden el-kaideye düşman iken el-kaideye akıl veriyor ve onun ABD tarafından oyuna getirilmemesini öğütlüyor? Aynı akidevi öğütlerinizi neden Sistani ve Irak Şiilerinden esirgediniz?

3. Zira es-Sistanî 200 Milyon Dolar uğruna ABD ve İngiliz ordusuna silah sıkılmasının haram olduğunu fetvasını verdi. Bunu kendisi de i’tiraf etti.

4. Lübnan’da Demokrasi sayesinde parlamentoda 30 olan koltuk sayısınız bir manevra ile 45’e çıkardınız, bunda Hıristiyanlar da size destek verdi. Bunun neden böyle olduğunu siz daha iyi biliyorsunuz.

5. Vekilleriniz İslami olmayan bir Anayasa üzerine and içtiler.

6. Suriye’deki rejim, Kur’an’ın ve İslam düşmanıdır. Yani Baas partisi Fransız Devrimi’nin ilkelerini benimsemiştir. Bu ilkeleri Din edinmiş olan bir partinin Suriye’de 50 yıldır yaptıklarını Allah biliyor siz de biliyorsunuz ve Müslümanlar da biliyor. Acaba bir kez de olsa sizin Baas’ın bu kadar yanında durmanızın ve onların 50 yıldır akıttıkları kanın hesabını; bu zulmü görenlerin bir gün Esed’lere ve rejime bunun hesabını soracakları hiç aklınıza gelmedi mi? Hatırlarsınız Humeyni de Fransa‘da kaldı. Fransa’nın İran ve Nusayrilere yakınlığı hakkında neler biliyoruz? Bunu unuttuğunuzu sanmıyoruz zira bunu unuttuğunuz söylemek tarihe zulmetmektir.

7. 50 yıldır zindanlarda çürüyen bu kadar Müslümanı, İsrail’le Colan konusunda ittifakı olan rejimin aslında İsrail adına İhvandan ve diğerlerinde intikam alması olarak değerlendiren binlerce İslam ilim ve düşünce adamlarının dediklerini hiç mi duymadınız?

8. Suriye zindanlarında neler oldu? Acaba tarih bunun emsaline İsrailde de örnek veriyor mu?

9. Suriye’de yüzbinlerce insan öldürüldü ve yüzbinlercesi de kayıp.

10. Peki, neden Baas’ın zindanlarında işkencelerle öldürülenlerin de Müslüman oldukları ve en azından Filistinliler kadar mazlum oldukları hiç aklınıza gelmedi ve bir kez dahi bunun üzerinde düşünmediniz ve bunun zulüm olduğunu söylemediniz? Bunun da sebebi “akidevi” duruşunuz değil mi?

11. Filistin halkının yanında olmanızı gerektiren akideniz Suriye zindanlarına erkek de olsa tecavüzlere uğrayanların ve ırzları kirletilen ve sonra da öldürülen kadınların Dinde kardeşleriniz olduğu gerçeği Filistinlilerin dikkatini gektiği kadar hiçbir zaman sizin dikkatinizi çekmedi?

12. Üstelik komandolarınız ve uzmanlarınız Suriye’de Müslümanlarla savaşmaktalar ve hatta onların ellerinde esirleriniz var.

13. İslam âlemi ile ”kardeş” olmaktan söz edenler; acaba Suriye’de olanı, hangi“kardeşlik” ve hangi düşmanlık ölçüsüne göre değerlendiriyorlar?

14. Esedlerin rejimi “Direniş”in yanında olduğunu hep söyledi. Doğrudur, bunu Arapçılık saikiyle yaptı. Hafız el-Esed’in İranla “akidevi” birliği neydi ki? Biz, Nusayrilerin akidesini biliyoruz.

15. İran ile Suriye arasında akidevi bir birlikten söz ettiğiniz zaman, şimdi Suriye Esed’le ve sizinle savaşanlara diyecek bir tek sözünüz dahi olamaz.

16. El-Kaide Selef ve Sünnet akidesi üzeredir. Siz onların en katı düşmanları olan Nusayrileri dost edinirseniz, bunun neye mal olacağının da hesabını yapmışsınızdır. Ki bu hesabı yaptığınız 40 yıldır ortada. Suriye olanların hepsinin ABD ve İsrail kartıyla kapattınız ve böylece Suriye Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat’ın kolunu ve belini birlikte kırdınız. Ama bunu da İslami Cihad ve Hamas merhemiyle tedavi ettiniz. Bu darbeyi gözümüzden sakladınız.

17. Suriye nufusu 30 Milyonun üzerinde. 15 milyonu yurt dışında yaşıyor. Siz onların gırtlaklarına kadar dini ve medeni özgürlüklerini vermiştiniz de onlar mı yüzünüze tükürdü? Suriye’deki bu kadar Müslümana zulmedilirken hala her şeyi ABD’ne ve İsraile bağlamaktan vazgeçip şu ABD ve İsrail düşmanı içerde bu kadar fesada ve teröre (!) destek verirken, bu kadar Suriyeli, öldüren ve ülkeyi, tamamen harabeye çeviren dostunuz ve akidede kardeşiniz Esed’in bu asıl düşmanla bir tek çatışmasının olmamasını neyle izah edeceksiniz?

18. Mademki Muhaliflerin –biz öyle demiyoruz, ama varsın bazıları da muhalif olsun- İsraille gizli görüşmeleri var diyorsunuz ki kimileri de buna tevessül eden olacak. Sistani’nin Ramsfeld dostundan 200 milyon dolar alması gibi. Suriye rejimi de Rusya’yla -ki İslam’ın en büyük düşmanlarından birisi de Rusya’dır- Kudüs meselesinde ve Colan sorununda hiçbir zaman Suriye’nin yanında olmadı. İsrail Arapların ve İslam’ın düşmanı bunu anlıyoruz. Bunun için de ne size acıyor ve ne de Filistinlilere. O Filistinlileri ve sizleri acımadan öldürüyorken, şimdi Suriye’de siz de Müslümanları öldürüyorsunuz ve hem de daha da acımasız yöntemlerle. Hasan Nasrullah da bunu ekranlardan izliyordur sanırız.
İsrail ile Suriye rejimi düşman. İsrail orada Filistinli öldürüyor ve onları yurtlarından çıkarıyor. Suriye, Filistinlilerin ve İran’ın dostu asıl düşmanı bırakmış aslı düşmanın bir savaşta bile kendi ülkesine veremeyeceğinden daha fazla bir zararı veriyor ve bir yıkım gerçekleştiriyor, hem de dünya savaşlarının hiç birisinde görülmemiş bir vahşetle.

19. Şimdi bu çelişkiyi kim çözecek ve ardında ki soruların cevaplarını kim verecek?

20. Suriye halkı bu kadar isyanına ve bu kadar zulüm görmesine rağmen hain ise ki öyle görülüyor. İşte gerçekte İran’ın ve Hizbullah’ın da ters taraftan ispat etmek istedikleri de bu.

21. Bunun içinde sürekli olarak savaşanların İsrail ve ABD ile olan bağlarından söz edecekler ki Suriye’deki savaşın asıl akidevi ve tarihi boyutları ortaya çıkmasın.

22. Nasrullah’ın beyanatları siyasi içerikli ve hararetle söylenmiş olan ve kitleleri bir yönde motive eden bir niyet ve dil özelliğine sahip.

23. Şimdi şu sorunun cevabını arayalım; ya da böyle bir soruyu sormak acaba akla ve insanlık haysiyetine aykırı mıdır? Neden İsrail Filistin’de ve Güney Lübnan’da katliam yaparken karşı çıkanlar, Suriye’de aynı insanların kardeşlerini katlederken kimsenin sesi çıkmıyor?

24. İran, olanların karşısında sessiz ve Esed’i destekliyor. Ama en büyük düşman ve en büyük şeytan Suriye’de savaşıyorken, Irak’ta sessiz kaldığı gibi orada da sessiz kalıp savaşmıyor? Niçin? Acaba ABD’den ve İsrail’den kaynaklanan bir korkudan mıdır yoksa Müslümanların orada ciddi bir savaş verdiklerinden midir? Yani orada “akide”si ile savaşanlar sebebiyle midir? Peki, ABD İran ile niçin sorunlu“akide”si sebebiyle mi?

25. İranlı subayların ve komandoların Suriye’de olmasını asla yadırgamıyoruz. Zira Irak’ta da aynısı yaptılar ve işgal güçlerinin gözleri önünde binlerce insanı öldürdüler, özellikle üst rütbeli subayları, âlimleri ve bilim adamlarını.

26. Şimdi Suriye’de rejim ayakta kalır ise İsrail ne zarar görmüş olacak? İsrail’le girişeceği bir savaşta başta Rusya’nın İsrail’in yanında duracağını bile bile, İsrail’le topraklarını kurtarmak için Suriye neyi ve kimi bekliyordu?

27. Halkına karşı top yekun bir savaş açan rejimin halkını bu kadar seviyor idiyse neden onların topraklarını kurtarmak için bir tek kurşun dahi sıkmadı, fakat sürekli Filistinlileri kendi topraklarını kurtarmak için İsrail’le savaşa teşvik ettiler. Kendileri Filistinlilerin ardına saklanarak ve onları siyaseten iğfal ederek, onların kanları üzerinden ve İsrail düşmanlığıyla geçinip gittiler. Suriye rejimi de İran da nisbeten aynı zihniyetin üzerinde oturuyor gibi.

28. Mademki İran Filistinlileri hep desteklemiş ve direnişten bir gün bile geri adım atmamalarını istemiş; peki, neden Suriye’deki rejimin kendi topraklarını kurtarması için Siyonist İsraille bir savaşa girilmesi konusunda teşvikte bulunmadı? İran, Filistini kendi akidesini bölgede yaymak için kullanıyor, Ömer’siz (radiyallahu anhu) ve Selahaddin’siz bir Kudüs davasını sahiplendikleri gibi.

29. Bunun üzerinde durulmadığını Türkiye’de sadece bu fakir yazdı. Küstahların ve eli kanlı Suriye rejimini destlekleyenlerin nefretini ve kinini üzerime celbettim. Bu sırrı kimse çözmek istemiyor, bu çelişkiyi ve saptırmayı kimse görmüyor. Görülürse işler tersine dönebilir. Fakat ABD ve İsrail kazmasıyla kabrinizi kazanlar çok olacaktır.

30. Eğer Suriye’deki savaşı İsrail ve ABD sürdürüyorsa; bilelim ki, sonunda kazanan Şia ve Nusayriler olacaktır; delilini mi istiyorsunuz işte size Irak.. İsrail ordusu ABD ordusu ile Irakta savaşırken -orada- uşak ve satılmışlar ve hainler olmuyordu Şia. Ama Suriye’de yine Saddam’ı devirmede kendilerine yardım eden dost ABD, nasıl oluyor da burada hemen düşman oluverdi? Hâlbuki Afganistan’da da ABD işbirliği yapmaktaydılar. Türkiye’nin ABD ile işbirliği yaptığı gibi. Irak’taki 800 bin Filistinliye ne olduğunu hiç gündeme getirmiyorsunuz ama, Gazze için ağlıyorsunuz ve yırtınıyorsunuz.

31. İran ve Suriye rejimi Nasrullah’ın Hizbini ve Suriye’deki “teşeyyu” siyasetini ve jeo- strarejik genişlemeyi garanti altına almak için özellikle İran tarafından İsraille savaşa sokulmuyor. Esedler, İsrail ajanlarıyla (!) ve ABD’nin uşaklarıyla savaşan ve koca bir ülkeyi birlikte harap edebiliyorlarken neden birlikte İsraile karşı savaşmadılar. Biz de diyoruz ki savaşmayacaklar. Çünkü ABD öyle istiyor da ondan. Buradaki gerçek bir savaş ABD’nin bölgedeki çıkarlarına zarar verir ve ortaya yeni güçler çıkabilir, bunun için ABD İran- İsrail savaşını istememektedir. Ama İran’ın bizimle savaşını isteyecektir ve bunun zeminini hazırlayacaktır.

32. O nedenle İran, daima güçlü bir Suriye’yi bölgede nüfuzunu korumak ve artırmak için kullanacaktır. İran’ın ABD karşısında savaşması diye bir şey olmadığı gibi..

33. İşte ABD Suriye’de İran’ın karşısında eğer karşısındaysa. Dün Irak’ta da karşısında idi. İran’la ABD arasında ne oldu? Neden bu kadar zayıf Gazze’yi İsrail’le savaşa sokmaktan haz alıyor İran? Orada ondan daha güçlü bir Suriye ve Hizbullah yok muydu neden İsraille bir savaşa sokmadı? İran taşıdığı testiyi kırdırmak istemiyor da ondan.

34.Neden bugüne kadar Filistinliler İran ve Suriye’ye ve Hizbullah’a şu soruyu soramadılar diye merak ediyorum: (sormuşlarda ve bu konuda ikna edilmişlerse buna bir şey diyemiyorum bizde de böyle ikna olanlar çok ya) “madem bizi çok kurtarmak istiyorsunuz; haydi buyurun birlikte İsrail’e karşı savaşalım hem Kudüs’ü hem de Colan’ı da kurtaralım!.
Hâlbuki herkes çok iyi biliyor böyle bir savaş olmayacak. İran’ın, Suriye’nin ve Hizbullah’ın girişemeyeceği bir savaşı Gazze’nin tek başına vermesi ve zaferi elde etmesi ve İsrail’i geriletmesi ne kadar mümkündür? İran’ın Filistinlilerin yanında görünmesi belki onların bir nebze silah güçlerini artırmıştır.-Ancak İran bu konuda belki yalnız bırakılmaktan şikâyet etme hakkına da sahiptir- fakat her gün Filistinin arazilerini kaybetmesine asla engel olamamıştır. Zira Filistin’in kurtarılması III: Dünya savaşının çıkması demektir. Belki de sadece bizim helakimiz demektir. Niçin helak zira savaşmak istemiyoruz da onun için.
Mehmet Emin Akın
Mehmet Emin AKIN
06.01.2013 Pazar, 23.53 **OKUNMASI GEREKEN BİR YAZI
 
ibnikayyim Çevrimdışı

ibnikayyim

İslam-tr Sakini
İslam-TR Üyesi




suriyeli-kadin.jpg



Suriyeli kadından Esed'e cevapTelbise’nin tamamını da yıksanız umurumuzda değil yeniden imar ederiz, mağaralarda da yaşarız ancak Telbise’yi ve tüm Suriye’yi tağut Beşşar’dan ve başarısız, acımasız ve aptal; insanları birbirlerine öldürten rejiminden kurtaracağız.Videoyu izlemek için tıklayınız













Suriye’nin Telbise Kenti’nden bir kadın elinde silahı ile Esad’a meydan okudu.
Kısa video görüntüsünde babasını şehit verdiğini belirten kadın, evlerinin T72 tankla vurulduğunu ancak bunun ayakkabılarının tozunu bile artırmadığını söylüyor. Ardından namlularını evlerine çevirip tekrar vurduklarını ancak elinin hafif yaralanması dışında başka bir zarar görmediklerini ifade ediyor ve elini kaldırarak kameraya gösterip ‘işte onu da hareket ettirebiliyorum’ diyor.
Telbiseli kadın Suriye rejimini de İran’ı da Çin’i de Hizbullah’ı da Rusya’yı da dünyanın diğer büyük güçlerini de zerre kadar umursamadıklarını vurguladıktan sonra erkek gibi karşılarına çıkıp savaşmaya çağırıyor. Ardından Telbiseli kadınlarla Telbise’nin hürlerinin silahlanıp ellerindeki silahlarla Suriye’yi özgürleştireceklerini ifade ediyor.
‘Bizim ölülerimiz cennette, onlarınki ateşte’ diye sözlerini sürdüren kadın, Esad ailesine hitap ederek ‘size esed (aslan) denmesi ayıptır, siz köpek ailesisiniz’ diyor.
Hiçbirinden korkmadığını ve kendilerini umursamadığını da sözlerine ekleyen cesur kadın, ‘Telbise’nin tamamını da yıksanız umurumuzda değil yeniden imar ederiz, mağaralarda da yaşarız ancak Telbise’yi ve tüm Suriye’yi tağut Beşşar’dan ve başarısız, acımasız ve aptal; insanları birbirlerine öldürten rejiminden kurtaracağız. O, hepsinin kendi halkı olduğunu biliyor. Hiç kimse kendi halkını öldürür mü? Ama o yüzde yüz, yüzde milyon bir hain! Ve ona biz meydan okuyacağız! Biz kadınlar ona meydan okuyacağız’ diyerek sözlerini bitiriyor.
Kureselhaber.net
 
ibnikayyim Çevrimdışı

ibnikayyim

İslam-tr Sakini
İslam-TR Üyesi
Türkiye ve Katar arabulucu oldu takas gerçekleşti!
09 Oca 2013 08:56 Samanyolu HaberSuriye yönetiminin, aralarında Türk vatandaşlarının da bulunduğu 2 bin 130 sivil tutukluyu, bu sabah serbest bırakacağı öğrenildi.
Türkiye
ve Katar 'ın arabuluculuğuyla, Suriye limuhalifler in bir süredir ellerinde tuttukları 48 İran vatandaşına karşılık olarak, Suriye yönetiminin, aralarında Türk vatandaşlarının da bulunduğu 2 bin 130 sivil tutukluyu, bu sabah serbest bırakacağı öğrenildi. Şam'da açıklamada bulunan İHH Başkanı Bülent Yıldırım, esir değişiminin şu saatlerde gerçekleşeceğini söyledi.


Türkiye ve Katar'ın arabulucuğuyla yürütülen çalışmalara katkı sağlamak için Şam'da bulunan İHH Başkanı Bülent Yıldırım, muhalif grupların ellerinde tuttukları 48 İran vatandaşını serbest bırakacağını, Suriye yönetiminin de, 48 İran vatandaşına karşılık olarak, aralarında Türk vatandaşlarının da bulunduğu 73'ü kadın 2 bin 130 sivil tutuklu Suriyeliyi serbest bırakacağını belirtti.


Takas çalışmalarının uzun zaman önce başladığını ve şu saatlere kadar devam ettiğini kaydeden İHH Başkanı Bülent Yıldırım, takası ''insani diplomasinin bir zaferi olarak gördüklerini'' dile getirdi.
Yıldırım, ''Başta Beşşar Kaddumi olmak üzere, farklı milletlere mensup sivillerin kurtarılması için çalışmalarımıza devam ediyoruz'' dedi.


İHH İnsani Yardım Vakfı, geçen yıl Suriye'de yürüttüğü İnsani Diplomasi çerçevesinde, başta Suriye'de tutuklu bulunan gazeteciler Adem Özköse ve Hamit Coşkun olmak üzere çok sayıda Türkiye vatandaşının, 28 İranlı sivil vatandaşının ve Suriye cezaevlerinde bulunan 7 Suriyeli tutuklunun serbest bırakılmasını sağlamıştı.
 
M Çevrimdışı

Musluman.

İslam-tr Sakini
İslam-TR Üyesi
Suriye'de bırakılan esirlerin görüntüleri Pressmedya Haberi

Suriye'de muhaliflerin elindeki 48 İranlıya karşılık 2 bin 130 tutuklu serbest bırakıldı. Esirlerin ilk görüntüleri...
Suriye'de muhaliflerin elinde bulunan 48 İranlı serbest bırakıldı.
İran Devlet Televizyonu, Suriye'de muhaliflerin elinde bulunan 48 İran vatandaşının serbest bırakıldığını duyurdu. Suriye yönetiminin elindeki 2 bin 130 sivil tutuklu da serbest bırakılıyor. Suriye İçişleri Bakanlığı binasında alıkonulan tutuklular otobüslerle nakledilmeye başlandı.

Takas işlemi bir süredir Suriye'de bulunan aralarında vakıf başkanı Bülent Yıldırım'ın da olduğu İHH heyeti ve Katar'ın arabuluculuğu ile gerçekleşti.
Suriye'nin serbest bıraktığı 2 bin 130 tutuklu arasında Türkler de bulunuyor. Tutuklulardan 73 tanesinin de kadın olduğu bildirildi. Tutukluların yaşı 15 ile 65 arasında değişiyor.

İHH Başkanı Bülent Yıldırım, ''48 İranlı Şam'ın Duma Bölgesi'nden serbest bırakıldı. İHH yetkilisi İzzet Şahin arkadaşımız İranlılara eşlik ediyor. Bunun karşılığında Suriye İçişleri Bakanlığı binasında alıkonulan, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 2 bin 130 kişi otobüslere nakledilmeye başlandı'' diye konuştu.

Yıldırım, tutuklulardan dört kişinin Türk olduğunu belirtti. Yıldırım, bunlardan Bayram Demir isimli denizcinin, birkaç ay önce Tartus limanında tutuklandığını açıkladı. Ayrıca tutuklular arasında Suriye'de doğup büyüyen fakat Türk olan iki kardeş ve Emel isimli, kocası Suriyeli olan bir kadın da yer alıyor.

El Hurra Televizyonu muhabirliği yapan Filistin asıllı Beşşar Fehmi Kaddumi'nin durumuyla ilgili henüz net bir bilgiye ulaşılamadı. Kaddumi'nin serbest bırakılan tutuklular arasında olmadığı bildirildi.

tarihi-takas.jpg


tutuklu1.jpg


tutuklu2.jpg


tutuklu4.jpg


tutuklu5.jpg


esir-takasi-suriye-syria_bulent-yildirim-ihh01.jpg


esir-takasi-suriye-syria_bulent-yildirim-ihh02.jpg


esir-takasi-suriye-syria_bulent-yildirim-ihh03.jpg


esir-takasi-suriye-syria_bulent-yildirim-ihh04.jpg


esir-takasi-suriye-syria_bulent-yildirim-ihh06.jpg


esir-takasi-suriye-syria_bulent-yildirim-ihh08.jpg


esir-takasi-suriye-syria_bulent-yildirim-ihh05.jpg
 
M Çevrimdışı

Musluman.

İslam-tr Sakini
İslam-TR Üyesi
Esed'in kimyasal silahlarının envanteri Pressmedya Haberi 09-01-2013

Esed rejiminin elindeki kimyasal silahlarda hareketlilik belirlendiği yönünde haberler sıklaşırken, Pentagon için özel bir çalışma yürüten Stratfor, Suriye’nin elindeki envanteri çıkardı.

Stratfor raporu, Pentagon için çalışan bazı düşünce kuruluşlarına da “güvenilir” olduğu belirtilerek yollandı.

İsrail istihbaratının ABD ulusal güvenlik kuruluşlarını Suriye’deki kimyasal silahlarda hareketlilik belirlendiği yönünde uyardığı iddiası dün Washington tarafından yalanlanmazken, Pentagon için özel çalışma yürüten özel istihbarat şirketi Stratfor da Suriye’deki kimyasal silahların envanterini çıkardı. Stratfor’un ‘güvenilir’ kaynaklara dayandırarak hazırladığı döküm, Pentagon tarafından da ‘güvenilir’ bulundu ve ABD Savunma Bakanlığı’na araştırma raporları yazan düşünce kuruluşlarına dağıtıldı.

KAPASİTE KALMADI

Stratfor değerlendirmesine göre Suriye ordusu rejim muhaliflerinin saldırıları sonucu oldukça zayıfladı. Kimyasal silahlara erişim birçok birlik için sınırlı hale geldi. Ancak kritik olan, ordu, kimyasal silahların lojistik bakımı ve komuta kontrolünü sürdürebilecek kapasiteden de tamamen uzaklaştı.

Stratfor analistlerine bilgi veren kaynaklara göre bugün Suriye ordusunun elinde 650 ton sarin gazı, 200 ton hardal gazı, az miktarda da tabun ve VX sinir gazlarından var. Suriye’de olayların başladığı Mart 2011’den beri Suriye yönetimi bu kimyasal silahların kumanda yapısını iki kez değiştirdi. Ancak aynı kaynağa göre doğrudan kontrol Devlet Başkanı Beşar Esed ve Milli Güvenlik Konseyi’nin başı General Ali Memlük’te kaldı.

HALEN EMİR VERİLMEDİ

ABD’li yetkililer, geçen ay Suriye ordusunun elindeki sarin gazlarının bir bölümünü havadan atılabilecek cephaneliklere yerleştirdiğinin tespit edildiğini söylemiş, ancak bu cephaneliklerin halen uçaklara yüklenmediğini ve kimyasal silah kullanma emrinin de verilmediğini duyurmuştu.

Dün düzenlediği basın toplantısında konuyla ilgili bir soruya yanıt veren Pentagon Sözcüsü George Little ise bu sefer mesele istihbaratı ilgilendirdiğinden yorumda bulunmadı. Little, “Ancak açıkça söylememe izin verin. Bizim hükümetimiz bu türden bir davranışı kırmızı çizgi olarak görecektir. Esad rejimi kendi halkına karşı şiddet uygulamaya devam ediyor. Bu kabul edilemez. Esad rejiminin gitme vakti geldi. Ama aynı zamanda bu kimyasal silahların güvenliğini sürdürme ve bunları kullanmama sorumlulukları da var” diye konuştu.

KİMYASALLAR KIYIDA

Stratfor raporunda, Little’ın işaret ettiği noktaya uygun olarak, ülkede olaylar başladığından beri bu kimyasalların depolanmasıyla ilgili de bazı düzenlemeler yapıldığı belirtildi. Buna göre 2011’den önce Suriye’deki bu öldürücü silahlar Humus, Hama, Şam, Halep, Lazkiye ve Palmira olmak üzere ülkenin her tarafında irili ufaklı 50’ye yakın tesiste saklanıyordu.

Olaylar başladığından beri ise Suriye rejimi muhaliflerle mücadele ederken kuvvet ihtiyacı hissedince, kimyasal silahları da büyük merkezlerde topladı. Ve elindeki stokun büyük kısmını kıyı bölgelere taşıdı. Ayrıca rejimin yılda birkaç yüz ton kimyasal silah üretme kapasitesi vardı. Olayların ardından üretimini de durdurdu.

FÜZE SEÇENEKLERİ ÇEŞİTLİ

Stratfor, rejimin bu kimyasalları yükleyeceği araçlardaki seçeneklerini ise halen çok çeşitli tuttuğunu vurguladı. Uçaklardan atılabilen, ayrıca iç savaş nedeniyle aralarındaki lojistik kanallar kopsa da top bataryalarıyla da fırlatılabilen kimyasal silahlar, Suriye’nin elindeki yaklaşık 200 kısa menzilli SS-21 balistik füze ve toplam 200-300 adet olan Scud-B ve Scud-C füzelerine de yüklenebiliyor. Bunlar dışında rejim isterse kimyasalları 700 km menzili olan Scud-D’lerde kullanabiliyor.

4 LİTRE GAZ 10 KİLOMETREKARE

Stratfor’un verdiği bilgiye göre kimyasalların etkisi, kullanılma şekillerine göre değişiyor. Buna göre yerden 30-60 metre yukarıda havaya uygun bir biçimde dağıtılan 4 litrelik bir VX sinir gazı, 10 kilometrekarelik bir alanda kendini hissettirebiliyor. Aynı miktar gaz patlama yoluyla kullanılınca ise bu sefer etki alanı 3-6 kilometreye geriliyor. (Birlesikbasin)
 
portalkal Çevrimdışı

portalkal

İslam-tr Sakini
İslam-TR Üyesi
ulan zaten müşriksin ey eşed,ümmet kardeşliği umrunda değil,taptığınız müşrik düzenin ülkenin vatandaşlarını,başka bir ülke vatandaşıyla takas etmek ne demek yav,böyle bir aptallık dünya tarihinde görülmemiştir.yani bundan sonra mezhepçi değil eşed,vatanını kortoroyor diyen olursa ağzının üzerine tekme atabilirim 50 iranlı şia ya karşılık 2100 vatandaşını serbest bırakmış :S
 
M Çevrimdışı

Musluman.

İslam-tr Sakini
İslam-TR Üyesi
ulan zaten müşriksin ey eşed,ümmet kardeşliği umrunda değil,taptığınız müşrik düzenin ülkenin vatandaşlarını,başka bir ülke vatandaşıyla takas etmek ne demek yav,böyle bir aptallık dünya tarihinde görülmemiştir.yani bundan sonra mezhepçi değil eşed,vatanını kortoroyor diyen olursa ağzının üzerine tekme atabilirim 50 iranlı şia ya karşılık 2100 vatandaşını serbest bırakmış :S

Gerizekalı işte aptal oğlu aptal kimin kulu olduğu belli oluyor ben Türkiye yaşayıp da İran sevdası olanları anlamıyorum.O ajanların yüzünden zaten bilgi karmaşası oluşuyor
 
M Çevrimdışı

Musluman.

İslam-tr Sakini
İslam-TR Üyesi
Van’dan Suriyelilere 5 Tır İnsani Yardım HaksozHaber 09-01-2013
İHH İnsani Yardım Vakfı koordinatörlüğünde bir araya gelen 12 sivil toplum kuruluşu Van genelinde Suriye için yardım kampanyası başlattı.
Aralık ayında İHH İnsani Yardım Vakfı koordinatörlüğünde bir araya gelen 12 sivil toplum kuruluşu Van genelinde Suriye için yardım kampanyası başlattı.
Suriye halkına toplam 10 TIR malzemenin gönderilmesinin hedeflendiğini çalışmalarda, 29 Aralık’ta gönderilen ilk tırın ardından 3 ocakta 2 yardım tırı daha gönderilmişti. Bugün 2 yardım tırı daha yola çıktı. Tırların uğurlanmasında yardım çalışmaları ile ilgili bilgi veren kampanya sorumlusu Halil İbrahim

Çinkılıç şunları söyledi:
“Mutlu günlerimizden birini yaşıyoruz, çünkü Suriyeli mazlum kardeşlerimize 2 tır daha yardım gönderiyoruz. Van’dan Suriye’ye 10 tır yardım sloganıyla başlattığımız kampanyamıza çok güzel bir ilgi oldu ve 15 gün gibi kısa sürede 5 tır yardım malzemesi toplandı. 3 tır daha önce göndermiştik, bugün 2 tır daha Hatay Reyhanlı’daki İHH ekiplerine ulaştırılmak üzere gönderiyoruz. Gönderdiğimiz yardım içerik olarak 75 ton un, 10 bin kişilik giysi, 500 bebek kıyafeti, 250 çift ayakkabı, 700 atkı bere eldiven, 800 adet yorgan battaniye, 250 mefruşat, 7 halı, 9 döşek, 7 adet çadırdan oluşuyor. Yardım toplanma
sında ve tasnif edilip ambalajlanmasında kadın gönüllülerimizin çok emeği var. Kampanyamıza süre sınırlaması koymadık, çünkü Suriye’de savaş devam ediyor, oradaki mağduriyet ve mazlumiyet gün geçtikçe daha da artıyor. Bugüne kadar 50 bin insan katledildi, yüzbinlercesi tutuklandı, 3 milyon insan göç etmek zorunda kaldı. Ülkede fabrikalar durdu, tarım bitme noktasına geldi. Zaten yoksul olan 10 milyon Suriyeli açlıkla karşı karşıya. 2 büyük deprem yaşayan ve aylarca evlerine giremeyen, başka illere göç etmek zorunda kalan Van halkı Suriyelileri yalnız bırakmamalıdır. Bize deprem sonrası Güney Kore’den, Malezya’dan, Endonezya’dan, Güney Afrika’dan, Kuveyt’den Katar’dan ve dünyanın birçok yerinden yardım geldi. Şimdi bizlerin de Suriyeli kardeşlerimize en iyi şekilde yardım göndermemiz gerekiyor. Hayırsever Vanlılardan yardım kampanyamıza özellikle battaniye, temel gıda maddeleri, kullanılmamış giysi, çadır ve nakdi yardım olarak desteklerine devam etmelerini bekliyoruz. Kampanyamıza destek veren tüm kuruluşlara, canı gönülden çalışan gönüllülerimize ve tüm hayırsever Vanlılara teşekkür ediyorum.”

Önceki gönderilen Tırlara refakat eden ve yardım malzemelerini teslim ettikten sonra Suriye’de 3 gün incelemelerde bulunan Nebi Güleşçe ise;
Suriye şehirlerinde yıkım çok fazla, insanlar büyük korku içinde yaşıyorlar. Gıda sıkıntısı oldukça çok, bu nedenle un göndermemiz lazım, battaniye çadır ihtiyaçları da çok. Sıcak bölgelerde çatışma halinde olan insanların ciddi gıda sıkıntılarının olduğunu öğrendik. Türkiye’den giden yardımlar orda büyük bir depoda toplanıyor ve oradan kamyonlarla değişik şehirlere dağıtılmak üzere gönderiliyor. Tüm yardımseverlerin içi rahat olsun toplanan yardımlar yerine ulaştırılıyor.” dedi.

Bu konuşmaların ardından hazırlanan tırlar sınır bölgesinde çalışan İHH İnsani Yardım Vakfı ekiplerine teslim edilmek üzere buradan yola çıktı.

van_yardim-20130109_1.jpg


van_yardim-20130109_2.jpg


van_yardim-20130109_3.jpg


van_yardim-20130109_4.jpg


van_yardim-20130109_5.jpg
 
M Çevrimdışı

Musluman.

İslam-tr Sakini
İslam-TR Üyesi
Suriye Gerçekleri !!! Haberleri 09-01-2013
1.İran,Beşar Esadın Planını DestekliyorCumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Muhammed Rıza Rahimi, İran milleti ve devletinin Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad’ın planını desteklediğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Muhammed Rıza Rahimi, Suriye Başbakanı Vail Nadir Halaki ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

Görüşmede Rahimi, teröristlerin ve ecnebilerin Suriye milletinin barış ve reform istediğini ve ecnebi müdahalesine karşı olduğunu bilmeleri gerektiğini kaydetti.

Suriye Cumhurbaşkanı Esad’ın son konuşmasına da değinen Rahimi, İran’ın Esad’ın reform planını desteklediğini vurguladı.

Görüşmede Halaki de İran’ın Suriye milletine verdiği destekten ötürü şükranlarını sundu ve Suriye halkı düşmanların ve teröristlerin karşısında direndiğini beyan etti.

2.İngiltere Suriye Muhalefetini yeniden örgütlendirme peşinde

Mevcut muhalefetin yabancı uyruklu unsurlarını denetleme yoluna giderek Suriye’de rejimi yıkmayı planlayan İngiltere’nin bunda başarılı olma şansı az görünüyor.

Suriye muhalifleri olarak bilinen grupların birbiriyle koordine edemeyecek kadar farklı unsurlardan oluşması ve özellikle Suriyeli olmayan ve maaşla kiralanan yabancı uyruklu silahlı grupların denetlenememesi, Batının işini zorlaştırıyor. ABD’yle Fransa işin içinden çıkamayınca İngiltere devrede şimdi..İngiltere’de Suriye muhalefeti ve uzmanların katılımıyla Esad sonrasına geçişin ele alınacağı bir toplantı yapılacağı bildirildi

İngiltere’nin Sussex şehrinde Suriye’deki rejimin değişmesi yönündeki imkanları el almak üzere bölge üzerine uzman kişilerin de katılımıyla bir toplantı yapılacağı açıklandı.

İki gün boyunca basına kapalı olarak yapılacak toplantıya Suriye muhalefeti ile uluslararası yetkililerin katılacağı açıklandı. Toplantıda daha çok Suriye’deki geçiş sürecinde ortaya çıkabilecek tehlikelere odaklanılacağı bildiriliyor. Ortadoğu uzmanlarının Suriye’de mümkün olduğu kadar yumuşak bir geçiş üzerinde durduğu kaydediliyor. Geçiş sürecinde kamu düzeninin devamı ve kimyasal silahların olduğu bölgelerin güvenliği de toplantıda ele alınması beklenen diğer madde başlıkları.

Esad’ın son açıklamalarında ülkede seçim ve referandum vurguları olması ve Suriye halkının, Sünni çoğunluk başta gelmek üzere Esad’a desteğini artırması, Batılı saldırgan ülkelerin işini iyice çıkmaza sokmuş durumda.

3.Suriye Ordusu Lübnandan Sızmaya çalışan teröristlere ağır kayıp verdirerek geri çekilmeye mecbur bıraktı

Suriye ordusu, Lübnan sınırının Cusiye bölgesine sızmak isteyen silahlı teröristlerden çok sayıda kişiyi, etkisiz hale getirdi. Geriye kalan teröristler de, tekrar Lübnan topraklarına kaçmak zorunda kaldılar.
Firarla Mücadele adlı uluslar arası kuruluş Batılı ülkelerin Bahreyn rejiminin cinayetlerini desteklemesini kınadı.

4.Suriye devletini Savunan Esad'a karşı çıkan batılı ülkeler Bahreyn Rejimini vahşi cinayetlerini destekliyor.
Cezalardan Firarla Mücadele adlı uluslar arası kuruluş Batılı ülkelerin Bahreyn rejiminin cinayetlerini desteklemesini kınadı.

Sözkonusu kuruluşun lideri Li el’Honsa’e, el’Alem kanalına verdiği demeçte, Batılı ülkelerin açık bir şekilde Bahreyn rejiminin cinayet ve insan hakları ihlallerine destek verdiğini belirtirken, bunların başında da kuşkusuz Amerika ve İngiltere’nin geldiğine dikkat çekti.

Honsa’e, batılı ülkelerin gelen tepkiler üzerine görünürde Bahreyn yönetimi eleştirmek zorunda kaldığı ama gerçekte ise bu rejimin insan hakları ihlallerine açık bir destek verdiğini bildirdi

Bilindiği gibi Bahreyn halkının barışçı gösterileri bu zamana kadar Bahreyn rejiminin ordu ve emniyet güçlerinin yanı sıra Suudi Arabistan ordusunun da katıksıyla şiddetle bastırılmış ve halihazırda yüzlerce insan da sırf gösterileri katıldıkları bahanesiyle cezaevlerinde bulunmaktadır.

4.Fukuyama: Suriye Buhranının İslami Uyanışla Bir İrtibatı Yok

Batılı düşünür Fransis Fukuyama, Suriye buhranının İslami uyanış ile hiçbir irtibatının olmadığını söyledi.

Muhabirimizin bildirdiğine göre, Fransa’da bir oturumda konuşan Fukuyama, Beşar Esad’ın zayıflatılmasının Suriye’de buhranın daha da büyümesine neden olacağını belirterek, dış güçlerin müdahalesinin Suriye buhranının bugünkü durumuna gelmesine yol açtığını ve bunun İslami uyanışla hiçbir irtibatının olmadığını söyledi.

Fukuyama, bazı dış güçlerin demokrasi bahanesiyle teröristlere verdikleri desteklerinin temelinde aslında kendi çıkarlarının olduğunu hatırlatarak, Suriye’de yaşananların aslında demokrasi ve özgürlük talepleriyle hiçbir irtibatının da olmadığını bildirdi.

Honsa’e, batılı ülkelerin gelen tepkiler üzerine görünürde Bahreyn yönetimi eleştirmek zorunda kaldığı ama gerçekte ise bu rejimin insan hakları ihlallerine açık bir destek verdiğini bildirdi.
 
M Çevrimdışı

Musluman.

İslam-tr Sakini
İslam-TR Üyesi
Abna.İr EhliBeyt Haberleri !!! 09-01-2013

1.Katar Arabistan, Suriye Aleyhinde El Ele!
Güvenilir kaynaklar, Katar ve Arabistan yetkililerinin Suriye'ye karşı ortak komplolarının devam ettiğini bildirdiler.
Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Irak'ın en-Nahil haber ajansının güvenilir kaynaklara dayanarak bildirdiğine göre Türkiye ve Ürdün sınırlarından Suriye'ye silah ve terör girişinin devam ettiği bir dönemde Katar ve Arabistan'ın da ortak bir komplo planıyla Suriye içindeki terör gruplarına mali desteği sürdürmekte ve son olarak Beşar Esad yönetiminin devrilmesi durumunda ülkede kontrolü ele geçirecek ortak bir komitenin kurulmasına ön ayak olduklarını bildirdi.

Bu habere göre söz konusu komite'de hükümet karşıtı asıl gruplardan oluşan Ulusal Geçiş Konseyi üyelerinden hiç kimse bulunmamakta.
Öte yandan Katar Emiri Şeyh Hamed bin Halife Al-ı Sani, Türkiye ve Siyonist İsrail rejimi ile gizli görüşmelerini sürdürmekte ve Suriye'deki terör gruplarına daha fazla yardım ortamını sağlamaya çalışmaktadır.
Suriye'de terör grupları, Mart 2011 yılından itiraben Arabistan, Katar, Türkiye, Amerika, Fransa gibi ülkelerin yardım ve finansmanıyla Suriye'nin bazı şehirlerinde kargaşa çıkarmış ve Beşar Esad hükümetini yıkmaya çalışmaktalar.

2.Silahlı Çeteler 'Özgürlük' Adına Vahşet Sergiliyor!
Rusya 24 kanalının hazırladığı “Suriye'nin Günlüğü” belgeseli, ülkeyi yıkımın eşiğine getiren yaklaşık 22 aydır süren çatışmaların arka planını çarpıcı bir şekilde anlatıyor.

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Suriye'de farklı şehirlerde asker sivil birçok insanla tanıştıklarını anlatan Rusya 24 kanalı muhabiri Anastasya Popova, Suriye'de geçirdikleri yedi ay boyunca Suriye'nin nasıl harap edildiğine tanık olduklarını anlatıyor. Hazırladıkları belgeselde mahkumlara da yer verilirken, Batılı güçlerin “özgürlük” kavramını ülkeyi yıkmak için kullandığına dikkat çekiliyor. Eski bir muhalif ise rejim tarafına geçmeden önce bir mahalledeki sivilleri öldürdükten sonra görüntüleri videoya kaydettiklerini ve ardından suçu nasıl Suriye ordusuna attıklarını anlatıyor. Birçok sivilin nasıl vahşice katledildiği anlatılan belgeselde, muhaliflerin okullara ve marketlere saldırılar düzenlemeye başladığı ve insanların korkudan sokağa dahi çıkamadığı gözler önüne seriliyor. Belgeselde, farklı ülkelerden savaşçıların muhaliflerle birlikte hareket ettiğine işaret edilirken, bir gazeteci, muhaliflerin ölünce cennete gideceğine ve bir sürü “bakireye” sahip olacağına inandığını belirtiyor. Bir asker ise, kadınlara tecavüz edip çocukları öldüren muhaliflerin hamile bir kadının karnını keserek bebeğini dışarı çıkardığını söylüyor. Buna benzer birçok olayın anlatıldığı belgeselde, Batılı güçlerin iki yüzlü Suriye politikasına dikkat çekiliyor.
3.Suudi Kralının Oğluna Özel Suriye Görevi
Suudi Arabistan Kralının oğlu Abdulaziz bin Abdullah’ın Ürdün’de bazı Suriyeli yetkililerle görüşmelerde bulunduğu açıklandı.

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Lübnan’da yayımlanan es-Sefir gazetesi, Suudi Arabistan’ın Suriyeli muhalifleri destekleyen ülkeler grubundan çekilebileceğini öne sürerek Suudi Arabistan Kralı Abdullah’ın oğlu Abdulaziz bin Abdullah’ın Ürdünlü istihbarat yetkililerinin de bulunduğu bir toplantıda Suriyeli bazı yetkililerle görüştüğünü bildirdi.
Mısır ve Suudi Arabistan dışişleri bakanlarının Suriye’deki sorunun siyasi yollarla çözümünü istediklerine ilişkin açıklamalarına değinen es-Sefir gazetesi, bu açıklamaların Kahire ve Riyad yönetimlerindeki tutum değişikliğini ortaya koyduğunu yazdı.
Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkanlık ettiği Körfez İşbirliği Örgütü’nün Müslüman Kardeşler Örgütüne yönelik bir saldırı kampanyası başlattığına ve Kuveyt’in de Suriye’deki aşırılık yanlılarına destek verilmemesi gerektiğine ilişkin resmi açıklamasına dikkat çeken gazete, Körfez’deki bu gelişmelerin Suudi yönetiminin de politika değiştirmesine neden olduğunu iddia etti.
Es-Sefir, haberinde Suudi yönetiminin Suriye politikasını gözden geçirmeye başladığını; ancak Suriyeli yetkililerin görüşme sırasında silahlı gruplara para ve silah desteği kesilmediği sürece Suudi yönetimiyle barış yapmayacaklarını ifade ettikleri bildirildi.
Suudi Baş Müftüsü Abdulaziz Al-i Şeyh, geçtiğimiz hafta yaptığı bir açıklamada Suudi gençlerinin Suriye’ye cihat için gitmelerine karşı olduğunu belirtmiş, Suriyelilerin para ve duayla desteklenmesi gerektiğini söylemişti.
 
M Çevrimdışı

Musluman.

İslam-tr Sakini
İslam-TR Üyesi
Arkadaşlar KureselHabere Giremiyorum acaba Türkiye mi yasakladı yoksa teknik bir arıza mı var?
 
İkrime Çevrimdışı

İkrime

İslam-tr Sakini
İslam-TR Üyesi
Bende giremiyorum akhi 403 Forbidden(yasak) diyor

 
M Çevrimdışı

MalcolmX1

Yeni Üye
İslam-TR Üyesi
Ben girebiliyorum kardeşim. Dnsli girdim önce daha sonra dnssiz girer mi diye denedim girdi.
 
M Çevrimdışı

Musluman.

İslam-tr Sakini
İslam-TR Üyesi
Mücahitler Teftenaz Havaalanına girdi! 10-01-2013

Suriye’de Esad güçlerine karşı savaşan mücahit gruplar, dün itibariyle Teftenaz Askeri Havaalanı’na girmeyi başardı.

elee-300x200.jpg


Aralarında Nusret Cephesi, Ahraru’ş Şam ve Taliatu’l İslam Gruplarının bulunduğu mücahit gruplar dün Teftenaz askeri havaalanına girdi. Yayınlanan kısa video görüntülerinde mücahitlerin tankının havaalanının surlarını yıkışı, mücahitlerin içeriden çektiği ilk görüntüler, ateşe verilen bir helikopter, bir tankın vuruluşu ve tankta bulunan asker takımının kaçışı ve ganimet alınan bir tankın görüntüleri yer alıyor.





 
M Çevrimdışı

Musluman.

İslam-tr Sakini
İslam-TR Üyesi
Suriyeli devrimcilerin el yapımı roketleri 10-01-2013 KureselHaber

Suriyeli devrimciler kendi yaptıkları roketlerin görüntülerini yayınladı.

Sukur Eş Şehba (Eş Şehba Halep şehrinin lakabı) mücahitleri, kendi yapımları roketlerin görüntülerinin yer aldığı kısa bir video yayınladı. 4 dakika 18 saniyelik videoda roketlerin yapım aşaması ve fırlatılması görüntülerine yer veriliyor.

 
M Çevrimdışı

Musluman.

İslam-tr Sakini
İslam-TR Üyesi
Suriye’de Filistinli İki Aktivist Şehit Edildi HaksozHaberi 10-01-2013
Suriye'de Filistinli 2 aktivist şehit edildi. İnsan
Hakları Gözlemevi aktivistlerin Baas güçlerince infaz edildiğini açıkladı.
Baas güçlerinin Suriye'de katlettiği Filistinli sayısı gittikçe
artıyor. Son olarak iki insani yardım çalışanı Filistinli, Baas güçlerince
yakalandıktan sonra infaz edildi.

İslami Direniş Hareketi (Hamas) Siyasi Birimi üyelerinden İzzet
Er-Reşak, Suriye'nin başkenti Şam'da Yermuk ve El-Hüseyniyye mülteci
kamplarında insani yardım alanında çalışan Filistinli iki aktivistin şehit
edildiğini açıkladı.

İzzet er-Reşak, sosyal paylaşım sitelerinden Facebook'taki sayfasında dün (9
Ocak Çarşamba) konuyla ilgili yaptığı açıklamada, İsam Huzai (Ebu Ahmed)
ile Ömer Hilal Salih'in Yermuk ve El-Hüseyniyye
Filistin mülteci kamplarında insani yardım faaliyetleri yürütürken şehit
edildiklerini bildirdi.

Suriye'de ve Filistin mülteci kamplarında yaşayan Filistinli mültecilerin
hedef alınmasını şiddetle kınadıklarını ifade eden Er-Reşak, Allah'tan şehitlere
rahmet ve kederli ailelerine de sabır diledi.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, önceki gece İslami Direniş Hareketi (Hamas)
üyelerinden iki Filistinlinin El-Hüseyniyye Mülteci Kampı'nda cesetlerinin
bulunduğunu açıklamıştı.

İnsan Hakları Gözlemevi tarafından yayınlanan bildiride, Filistinli
aktivistlerin Suriye rejimi güçleri tarafından gözaltına alındıktan sonra sokak
ortasında infaz edildikleri ve cesetlerinin El-Hüseyniyye Mülteci Kampı'ndaki
Aişe Camii yakınlarına atıldığı belirtildi.
 
ibnikayyim Çevrimdışı

ibnikayyim

İslam-tr Sakini
İslam-TR Üyesi
Muhalifler Teftenaz havaalanı ele geçirdi VİDEO

 
Hilafet Sancağı Çevrimdışı

Hilafet Sancağı

İslam-tr Mudâvimi
İslam-TR Üyesi
HAMA KIRSALI - YA'GUR BELDESİ-SURİYE
iran büyükelçisi,2cumhuriyet muhafızı,2hizbullat subayı,4rus genarali hedef alındı

ALLAHIN lutfu ve yardımıyla üst düzey subaylar ve sorumlulardan bir grup hedef alındı bunlar iran büyükelçisi,2cumhuriyet muhafızı,2hizbullat subayı,4rus genarali

hedef alınmaları halk sarayından çıkıp esed çetesinin lideriyle görüşmek için ya'gur beldesine yöneldiklerinde gerçekleşti içinde bulundukları konvoy havaya uçuruldu ölü yaralı sayısı henüz bilinmiyor Nusret cephesi facebook sayfası
 
Geri
Üst Ana Sayfa Alt