Suriye hakkında lütfen herkes katılsın!

Abdussamed Seyhani Çevrimdışı

Abdussamed Seyhani

İslam-tr Sakini
İslam-TR Üyesi
Selamun Aleykum kardeşler.sitenize yeni üye oldum ve okudugum forumlar dogrultusunda buradaki insanların tevhid ehli oldugu kanaatine vardım.öncelikle konuya girmek isterim.Suriyede ki gelişmeler den pek haberdar değilim ve suriyedeki islami hareket konusunda bilgilenmek isterim lütfen bildiginiz ne varsa Allah için paylaşın benimle inşallah.teşekkür ederim...

Aleykum Selam... Öncelikle doğru adrestesin, Suriye topraklarında, farklı gruplar var... hepsi İSLAM için ÜMMET için SURİYE HALKI için savaştığını söylüyor... ama SELEFİ diye bilinen gruplar yani Ehli hadis/Ehli sünnet, Tevhid ehli gruplarda var ve bizimde kalblerimiz onlarla çarpıyor. onun haricinde Özgür suriye Ordusu isimli bir grup var Üyelerinin büyük bir çoğunluğu Beşşar Esed'e bağlı Suriye Ordusu'nun katliamlarına karışmak istemeyen asker ve subaylardan oluşuyor... Bazı Türkmenlerinde farklı isimlerle kurduğu gruplar mevcut. Bütün Bunların Ortak yanıda, Tağut Esad rejimine son vermek.
 
M Çevrimdışı

Musluman.

İslam-tr Sakini
İslam-TR Üyesi
Kampanyanın İlk Yardımları Suriye'de Dağıtıldı Diyanet(HaksozHaberi)

'Kış geldi... Suriye için bir ekmek, bir battaniye'
kampanyasının ilk yardımları Suriye'ye ulaştırıldı.'

Kış geldi... Suriye için bir ekmek, bir battaniye' kampanyası Türkiye'nin
bütün kesimlerini Suriye'ye insani yardım için birleştirdi. Türkiyeli yardım
kuruluşları, STK'lar, medya kuruluşları ve kanaat önderlerinin ortak imza
verdiği kampanya kapsamında hazırlanan yardımlar bölgeye ulaştırılmaya
başlandı.
Yaşanan katliam ve trajedinin mağduru olan Suriyelilere yardım için
Türkiye'deki sivil toplum kuruluşlarının başlattığı kampanya kapsamındaki ilk
yardımlar, Sadakataşı Derneği tarafından Suriyeli sivil vatandaşlara
ulaştırıldı. Bu kapsamda 50 ton un ile 2.000 adet battaniye Babüsselam, Azez,
Tadef, Halep Şehir merkezi ve civar köylerindeki savaş mağdurlarına dağıtıldı,
dağıtımlara içerideki ekipler tarafından devam ediliyor.

Sadakataşı derneği başkanı Kemal Özdal ve beraberindeki heyetin koordine
ettiği dağıtımlar esnasında ekibin geçtiği bölgeler ve çalışma yaptıkları
alanların da bombalanması sonucu tehlike atlatan yardım görevlileri dağıtımları
tamamlayarak yurda döndü.

Bölgeye götürülen Un yardımlarını bizzat ekmek üretimi yapılan fırınlara tek
tek teslim eden dernek yetkilileri, fırınlarda yapılan ekmeklerin dağıtımlarına
da eşlik ettiler.

Sadakataşı Derneği başkanı Kemal Özdal dağıtımlara ilişkin yaptığı
açıklamada; "Türkiye halkı çağrıya büyük duyarlılık gösterdi. Derneğimizin
20 aydır Suriye ve bölgede sürdürdüğü çalışmalar neticesinde edindiğimiz
tecrübeler bize ciddi kolaylıklar sağladı. Bağışçılarımız bu kampanya sonrasında
derneğimize ulaşarak seferberliğe katılmak istediklerini ifade ettiler. Çok kısa
sürede bir kaç gün içerisinde 50 Ton Un yardımını hazırlayarak bölgeye
ulaştırdık. Şu ana kadar yaklaşık olarak 10 Bine yakın battaniye dağıtımını da
tamamladık. Bu çok önemli bir gelişme. Derneğimize tırlar dolusu Un bağışı
sürmekte, en kısa sürede inşaallah yeni yardım konvoylarımızla Suriye'de olmaya
devam edeceğiz. Özellikle soğuk kış günlerinde battaniye ve kıtlık tehlikesi
nedeniyle un yardımlarına ihtiyaç var. "
diye konuştu.

Sivil toplum kuruluşlarının yanı sıra Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi
Başkanlığı, Türk Kızılayı ve Türkiye Diyanet Vakfı'nın (TDV) işbirliğiyle
yürütülen kampanya kapsamında toplanan yardımlar, bölgeye ulaştırılmaya
başlandı.


suriye_un_battaniye_yardim.jpg

suriye_un_battaniye_yardim-(2).jpg

suriye_un_battaniye_yardim-(3).jpg

suriye_un_battaniye_yardim-(4).jpg

suriye_un_battaniye_yardim-(5).jpg


suriye_un_battaniye_yardim-(6).jpg
 
M Çevrimdışı

Musluman.

İslam-tr Sakini
İslam-TR Üyesi
İngiltere'den yola çıkan Tıbbî Malzeme Yardım Konvoyu Suriye'ye giriş yaptı YardımEli(HaksozHaberi)

İngiltere'den yola çıkan Tıbbî Malzeme Yardım Konvoyu,
Yardım Eli Derneği'nin koordinasyonu ileHatay’a
ulaştı ve Hatay Valiliği ile birlikte Suriyelilere teslim edildi.

Konvoy ve konvoydaki gönüllüler, Yardımeli Derneğinin temsilci ve gönüllüleri
tarafından karşılandı, misafir edildi, basın açıklamaları ve değerlendirmeler
yapıldı. Güzergah boyunca çok büyük bir ilgiyle ve teveccühle karşılanan
konvoya, kısa sürede illerde toplanan yardım malzemeleri de teslim edildi.
Farklı milletlerden ve farklı ülkelerden gelen aktivistler, kardeşliğin
sınırları aştığını bir kez daha tüm dünyaya haykırdı.

10 ambulansın, 10 tırın bulunduğu tıbbî yardım konvoyunda süt tozu,
battaniye ve çeşitli tıbbî malzemeler de bulunuyor.

Yardımeli Derneği Genel Başkanı Dr. Sadık Danışman, Hatay Eski
Milletvekili Araştırmacı-Yazar Dr. Mehmet Sılay, Ankara Temsilcisi Şükrü Can ve
Hatay İl Temsilcisi Eyüp Yıkılmaz’ı makamında kabul eden ve yardımları teslim
alan Hatay Valisi M. Celalettin Lekesiz ise yaptığı açıklamada:
“Yardımeli Derneğini böyle bir hayra öncülük ettiği için tebrik
ettiğini, insanlığın var olduğundan bu yana cehaletle, fakirlikle, kin, nefret
ve şiddetle mücadele ettiğini, bunların üstesinden eğitimle gelinebileceğini;
“nerede ihtiyaç sahibi insan var?” diye arayış içerisinde olanların hayırlarını
buluşturmaya talip olmak, bu anlamda hayır köprüleri, gönül köprüleri kurmak,
zor şartlarda olan insanların yanına gidip dertlerine deva olmak, hastalıklarına
şifa olmaya çalışmak takdire şayan çalışmalardır. Bu anlamda Yardımeli
Derneğine, çok saygıdeğer Başkan Dr. Sadık Danışman Bey’e, sizlere ve sizin
şahsınızda bu çalışmaları gerçekleştiren hemşehrilerimize teşekkür ederim. Bu
konuda bizlere düşen ne olursa yanınızda olduğumuzu da bilmenizi isterim”

diye konuştu.

Konuyla ilgili konuşan Yardımeli Derneği Başkanı Dr. Sadık
Danışman: “Bizler Yardımeli Derneği olarak dini, dili, ırkı,
mezhebi ne olursa olsun ezilen, mazlum ve mağdurlardan yanayız. Bizler her zaman
mazlum ve mağdur Suriyeli kardeşlerimizin yanında olduk, bundan sonra da
Allah’ın izniyle olmaya devam edeceğiz. Zalim Esad yönetimi ve emrindeki
askerler her gün onlarca masum insanı öldürüyor. Bu katliamlara “artık dur!”
denilmesi lazım.


Komşumuz olan, aile bağlarımızın hâlâ devam ettiği, akrabalık
ilişkilerinin olduğu Suriye’de insanlık adına utanç veren bir dram yaşanıyor. İç
savaş, en acımasız haliyle özellikle sivilleri, savunmasız insanları vuruyor.
Son birkaç gündür ekmek kıtlığı yaşanan şehirlerde, fırın önünde bekleyen
insanlar, savaş uçaklarıyla bombalanıyor. Fırın önünde bekleyen insanlara
saldırı, insanlık adına Suriye iç savaşının en acımasız ve en utanç veren
yüzüdür.


Sınırın 2 kilometre ötesinde yaklaşık yüzbinlerce insan bizim
yardımlarımızı ve desteğimizi bekliyor. Sizlerin gönderdiği bu yardımları
inşallah oradaki kardeşlerimize ulaştırdık, bundan sonra da ulaştırmaya devam
edeceğiz”
diye konuştu.

Konuyla ilgili konuşan Yardımeli Derneği Genel Koordinatörü Osman
İlhan, “Yardımeli Derneği olarak böylesine önemli bir yardımı
yapmaktan dolayı çok mutluyuz. Dernek olarak tüm çabamız insanlık adına, zulüm
gören mazlum ve mağdur insanlar adına; Suriyeli kardeşlerimiz de bunlardan biri.
Suriyeli mazlum ve mağdur kardeşlerimize her türlü maddî ve manevî yardımları,
desteği yapıyoruz, inşallah bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz”
diye
konuştu.

Suriye için gelen ayni malzemelerden (battaniye, ısıtıcı, kışlık kıyafet)
oluşan yeni yardımlar da en kısa sürede bölgeye ulaştırılacaktır.
yardimeli-20130101-1.jpg

yardimeli-20130101-2.jpg

yardimeli-20130101-3.jpg

yardimeli-20130101-5.jpg

yardimeli-20130101-6.jpg

yardimeli-20130101-7.jpg
 
M Çevrimdışı

Musluman.

İslam-tr Sakini
İslam-TR Üyesi
Suriye'de Sona Yaklaşıldı(HaksozHaberi)
Suriye'nin bugünü ve geleceğini değerlendiren
muhalifler, çatışmalarda sona yaklaşıldığını kaydettiler.

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Genel Sekreterliği
Üyesi Semir Neşar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Suriye'de çatışmaların sona
yaklaştığını, uluslararası toplumun rejim düşmeden önce kurtarabildiği kadarını
kurtarmaya çalıştığını belirtti.
Neşar, 'Uluslararası güçler, devrimin Suriye halkından yana değiştiğini
anladı ve bu sebeple elinden geldiğince Suriye rejiminden geriye kalanları
korumaya çalışıyor' dedi.

Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed'in sorunun temeli olması sebebiyle çözümün
bir parçası olamayacağını belirten Neşar, 'Herkesin bilmesi gerekir ki biz
krizin siyasi çözümünü onaylamamıza rağmen Suriye devriminin amaçlarını göz ardı
eden bir çözümü kabul etmeyeceğiz' diye konuştu. (AA)
 
Muhammed Yusuf Çevrimdışı

Muhammed Yusuf

İslam-tr Sakini
İslam-TR Üyesi
Suriye'de Esed'in özel askerleri Şebbihaların, sivil halka yönelik uyguladığı işkencelerin kan donduran görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde Şebbihalar, elleri ve ayakları bağlı sivilleri bıçakla delik deşik ediyor ardından da taşlarla kafalarını ezerek öldürüyor. İşte insanlıktan utandıran vahşet anları:
Esed'in askerinin dehşete düşüren işkencesi (+18) - Ortadoğu Haberleri


Yayınlanan görüntülerde Şebbihaların elleri ve ayaklarını bağladıkları sivilleri ellerindeki bıçakları defalarca vücutlarına saplayarak öldürmesi tüyleri diken diken ediyor. Görüntülerde Şebbihanın yakaladığı yaklaşık 10 sivili bir inşaatın bodrum katında tuttuğu görülüyor. Elleri ve yüzleri bağlı sivillerin bir kaçını başka bir yere götüren silahlı milisler, daha sonra bıraktıkları iki kişiye şiddet uygulamaya başlıyor.
Şebbihalar duvara yüzlerini dayadıkları sivillerin ellerindeki bıçaklarla önce elbiselerini daha sonra vücutlarını parçalamaya başlıyor. Bir Şebbiha elindeki bıçağı kameraya göstererek, yüzlerini duvara çevirdikleri savunmasız sivillere saplamaya başlıyor. Aldığı bıçak darbeleri ile bir sivil yere yığılırken Şebbihalar ayakta zor duran diğer bir kişiye bıçak saplamaya devam ediyor.
Ürperten görüntülerde şahısları bıçaklamaya devam eden Şebbihalar, can çekişerek yere yığılan şahıslara "Ölmediniz mi, bunlar daha ölmedi" diyerek beton parçaları ile vuruyor. Şebbiha ve askerler öldüklerinden emin oldukları iki sivilin üzerine moloz ve karton parçaları atarak olay yerinden ayrılıyor.


Kaynak: CİHAN

aynı haber vahdethaber

 
M Çevrimdışı

Musluman.

İslam-tr Sakini
İslam-TR Üyesi
Arkadaşlar Paylaşmak ile paylaşmamak arasında kaldım ama Mynette 110 bin Hit almış.Mynet Haberi

'Cennete gitmek için onlarla ilişkiye girin'

Suudi Arabistan’da müftü Muhammed El Arifi Suriyeli muhaliflerin cinsel ihtiyaçlarını giderebilmek için Suriyeli kadınları kısa süreliğine nikahlarına geçirebileceklerini ilan etti.
suudi-muftu1.jpg

Güncelleme:02 Ocak 2013 12:55Fars Haber Ajansı'nın haberine göre, Suudi Arabistanlı bir müftü Suriye’deki muhalifler için ilginç bir fetva verdi. Şeyh Muhammed El Arifi, mücahitler diye andığı muhaliflerin Suriyeli kadınları kısa süreliğine hatta birkaç saatliğine kendi nikahlarına geçirebileceklerini ileri sürdü.

Şeyh El Arifi fetvasında, söz konusu mücahitlerle Suriyeli kadınların bu şekilde evlenmelerinin çarpışan bu milislerin cinsel ihtiyaçlarını giderebileceğini, dolaysıyla Suriye lideri Beşar Esad iktidarına karşı daha azimli savaşmalarına yardımcı olabileceğini dile getirdi.

El Arifi, söz konusu milislerle bu şekilde evlenmeyi kabul eden Suriyeli kadınlara da Cennet vaadinde bulunan bu fetvasında ayrıca, böyle bir nikahın 14 yaşın üzerindeki kız ve kadınları kapsadığını söyledi

http://haber.mynet.com/cennete-gitmek-icin-onlarla-iliskiye-girin-670739-dunya/
 
M Çevrimdışı

Musluman.

İslam-tr Sakini
İslam-TR Üyesi
Suriye'de Esed'in özel askerleri Şebbihaların, sivil halka yönelik uyguladığı işkencelerin kan donduran görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde Şebbihalar, elleri ve ayakları bağlı sivilleri bıçakla delik deşik ediyor ardından da taşlarla kafalarını ezerek öldürüyor. İşte insanlıktan utandıran vahşet anları:
Esed'in askerinin dehşete düşüren işkencesi (+18) - Ortadoğu Haberleri


Yayınlanan görüntülerde Şebbihaların elleri ve ayaklarını bağladıkları sivilleri ellerindeki bıçakları defalarca vücutlarına saplayarak öldürmesi tüyleri diken diken ediyor. Görüntülerde Şebbihanın yakaladığı yaklaşık 10 sivili bir inşaatın bodrum katında tuttuğu görülüyor. Elleri ve yüzleri bağlı sivillerin bir kaçını başka bir yere götüren silahlı milisler, daha sonra bıraktıkları iki kişiye şiddet uygulamaya başlıyor.
Şebbihalar duvara yüzlerini dayadıkları sivillerin ellerindeki bıçaklarla önce elbiselerini daha sonra vücutlarını parçalamaya başlıyor. Bir Şebbiha elindeki bıçağı kameraya göstererek, yüzlerini duvara çevirdikleri savunmasız sivillere saplamaya başlıyor. Aldığı bıçak darbeleri ile bir sivil yere yığılırken Şebbihalar ayakta zor duran diğer bir kişiye bıçak saplamaya devam ediyor.
Ürperten görüntülerde şahısları bıçaklamaya devam eden Şebbihalar, can çekişerek yere yığılan şahıslara "Ölmediniz mi, bunlar daha ölmedi" diyerek beton parçaları ile vuruyor. Şebbiha ve askerler öldüklerinden emin oldukları iki sivilin üzerine moloz ve karton parçaları atarak olay yerinden ayrılıyor.


Kaynak: CİHAN

aynı haber vahdethaber



Kafir ŞEREFİSİZler Şimdi buraya Kadar Soğukkanlılığımı korumaya Çalıştım Ama Bunu İzleyen Şii İrancı Varsa Bunu İyi okusun.

ALLAH hepinizin belasını Versin kafir herifler destekledğiniz Esadı görün Artık körler.Tağutu bize Filistinin Mücahidi olarak tanıtmaya çalışıyorlar Allah belanızı versin Kafir Şerefsizler.Allahım Müslümanlara zafer Nasip eyle.Kardeş tüylerim diken diken oldu ya ne yaptn ya
 
Mekselina.. Çevrimdışı

Mekselina..

Yeni Üye
İslam-TR Üyesi
Aleykum Selam... Öncelikle doğru adrestesin, Suriye topraklarında, farklı gruplar var... hepsi İSLAM için ÜMMET için SURİYE HALKI için savaştığını söylüyor... ama SELEFİ diye bilinen gruplar yani Ehli hadis/Ehli sünnet, Tevhid ehli gruplarda var ve bizimde kalblerimiz onlarla çarpıyor. onun haricinde Özgür suriye Ordusu isimli bir grup var Üyelerinin büyük bir çoğunluğunu, Beşşar Esed'e bağlı Suriye Ordusu'nun katliamlarına karışmak istemeyen asker ve subaylardan oluşuyor... Bazı Türkmenlerinde farklı isimlerle kurduğu gruplar mevcut. Bütün Bunların Ortak yanıda, Tağut Esad rejimine son vermek.

kardeş bilgilendirdigin için teşekkür ederim inşallah daha yakından takip etmeye devam edecem
 
Çay-Şakird Çevrimdışı

Çay-Şakird

İslam-tr Sakini
İslam-TR Üyesi
Arkadaşlar Paylaşmak ile paylaşmamak arasında kaldım ama Mynette 110 bin Hit almış.Mynet Haberi

'Cennete gitmek için onlarla ilişkiye girin'

Suudi Arabistan’da müftü Muhammed El Arifi Suriyeli muhaliflerin cinsel ihtiyaçlarını giderebilmek için Suriyeli kadınları kısa süreliğine nikahlarına geçirebileceklerini ilan etti.
suudi-muftu1.jpg

Güncelleme:02 Ocak 2013 12:55Fars Haber Ajansı'nın haberine göre, Suudi Arabistanlı bir müftü Suriye’deki muhalifler için ilginç bir fetva verdi. Şeyh Muhammed El Arifi, mücahitler diye andığı muhaliflerin Suriyeli kadınları kısa süreliğine hatta birkaç saatliğine kendi nikahlarına geçirebileceklerini ileri sürdü.

Şeyh El Arifi fetvasında, söz konusu mücahitlerle Suriyeli kadınların bu şekilde evlenmelerinin çarpışan bu milislerin cinsel ihtiyaçlarını giderebileceğini, dolaysıyla Suriye lideri Beşar Esad iktidarına karşı daha azimli savaşmalarına yardımcı olabileceğini dile getirdi.

El Arifi, söz konusu milislerle bu şekilde evlenmeyi kabul eden Suriyeli kadınlara da Cennet vaadinde bulunan bu fetvasında ayrıca, böyle bir nikahın 14 yaşın üzerindeki kız ve kadınları kapsadığını söyledi

'Cennete gitmek için onlarla ilişkiye girin' | Mynet Haber
fars haber sitesi diye kaynak verip paylaşmıştı biri, bildiğim kadarıyla bu alim ehli sünnet bir alim. Allahu alem şiiler kendi pisliklerini başkalarına yamamak için uydurmuşlar.
 
M Çevrimdışı

Musluman.

İslam-tr Sakini
İslam-TR Üyesi
kaynak fars haber ajansı,bence doğrulatın fasıkça bir haber yani...

126,362 Mynet Haber tıklanması Haber bu linkte 'Cennete gitmek için onlarla ilişkiye girin' | Mynet Haber

Ben Böyle bir nikahın helal olacağı ya da olmayacağı hakkında yazmıyorum bile.Ben Türkiye'nin En çok tıklanan Haber sitesinde Suriye gündemini bulandırmak için yine portalkal arkadaşın dediği gibi Farsi bir haberi alarak haber yapıyor.Ve 126,362 Hit alıyor bunu belirtmek için haber yaptım takip edenler bilir
 
portalkal Çevrimdışı

portalkal

İslam-tr Sakini
İslam-TR Üyesi
demekki fasıklardan gelen haberleri araştıracağız da,bu iranlılar artık fasıklıkdan,münafıklığa,hatta kafirliğe doğru son sürat gidiyorlar,Allahım onları düzelt düzeltmezsen eğer,kahr-u perişan eyleki 1000 yıllık fitne ortadan kalksın.neymiş füze yapmışlar,50 nc kamyonet üzerinden füze fırlatıcam diye tehdit ettiği ülkeler her tarafıyla gülüyor irana şu anda,saddam da kendisini böyle abartıyordu,amerika girdiğinde o caddelerde yürüttüğü ordudan birisi silah sıkmadı ehli küffara
 
M Çevrimdışı

Murat76

Üye
İslam-TR Üyesi
Suriye İntifadasının Son Durumu Üzerine Düşünceler

Mart 2011 ayında başlayan Suriye intifadası, her geçen gün güçlenerek ve büyüyerek devam ediyor. Gelinen noktada, intifadanın geldiği son durum ile bir takım değerlendirmelerde bulunmanın gerekli olduğunu düşünüyorum.

Öncelikle, Suriye intifadasının, kendi şartları çerçevesinde değerlendirildiğinde; adeta sıfırdan başlayarak, rejim unsurlarını inlerine çekilmeye mecbur edecek seviyeye gelebilen destansı bir mücadele olduğunu düşünüyorum. Suriye ve Esed hanedanı ile Baas rejiminin geçmişi ve tesis ettiği korkunç dikta rejimi ile; geçmişte başta İhvanı Müslim mensupları olmak üzere Müslümanlara yaptıkları zulüm ve katliamlar dikkate alındığında, böyle bir intifadanın ortaya çıkması bile, -tabiri caizse- adeta bir mucizedir. Nitekim, Tunus, Mısır ve Libya’da Arap baharı denilen halk ayaklanmaları ortaya çıktığında, ben de dahil pek çok kişi Suriye’de böyle bir intifadayı beklemiyorduk.

Böyle güçlü bir intifada karşısında Esed rejiminin bu güne kadar dayanabilmiş olması da üzerinde durulması gereken bir durumdur. Diğer her hangi bir Arap ülkesinde böyle bir intifada karşısında rejimlerin bu kadar dayanabilmesi kanaatimce mümkün değildir. Esed rejiminin bu kadar dayanabilmesinin, Suriye’nin konumuna özel iç ve dış faktörlerden kaynaklandığını düşünüyorum.

İç faktörlerin en önemlisi, rejimin Nusayri azınlığına dayanan bir azınlık diktatörlüğü olması nedeniyle, çoğunluk olan Sünnilere iktidarı kaptırmamak için, kilit noktalara Nusayrilerin yerleştirildiği çok kuvvetli bir sistem inşa etmiş olmasıdır. Öyle ki, kilit noktalarda bulunan ve yıllarca yapılan zulüm ve katliamlara ortak olmuş olan kişiler, rejimin yıkılması halinde değil geleceklerinin, hayat haklarının bile olmadığı bilinciyle canhıraş bir şekilde mücadeleye devam etmektedirler.

Dış faktörlerin en önemlisi ise, İran ile dışarıdaki destekleyici ve eklentilerinden oluşan Şiacı blokun, Esed rejimine verdikleri maddi ve manevi desteklerdir. Sadece bu destek olmasaydı bile, Esed rejiminin ömrü çok kısa olurdu kanaatindeyim. Mezkur şii bloğunun desteği ise, Suriye ve Ortadoğu’da şii hegemonyası kurmalarının ancak mevcut Esed rejimi ile mümkün olduğu; rejim yıkılırsa şia’nın İran’a sıkışan güdük bir güç odağı haline geleceği ve Ortadoğu”da bir şia hegemonyası ihtimalinin sıfırlanacağı öngörüsüyle, tıpkı rejimin kilit noktalarındaki azınlık unsurları gibi, mezhebi bir varlık yokluk mücadelesi olarak sürmektedir. Bu saatten sonra da bu bloğun tavır değişikliği onlara bir şey kazandırmayacağından, rejim yıkılana kadar devam edecektir kanaatindeyim.

Diğer önemli bir dış faktör ise, Esed rejimine Rusya ve müttefiklerinin (Çin vs) direk, Amerika ve müttefiklerinin (Avrupa ülkeleri vs) dolaylı destek vermesidir. Ben ABD ve başta İsrail olmak üzere diğer batılı ve halen halk kıyamı oluşmamış Arap müttefiklerinin Esed rejimine dolaylı desteğinin etkisinin, Rusya’nın direk desteğinden daha az olmadığı kanaatindeyim.
ABD ve müttefikleri için Esed rejimi, gitse de olur gitmese de olur bir konumda iken; rejimin yerine gelmesi kuvvetle muhtemel islami rejim kesinlikle gelmemesi gereken bir rejim konumundadır. Böyle bir rejimi ABD ve müttefiklerinin, Rusya’dan daha sert şekilde istemediğini düşünüyorum.

Çünkü batılılar, sünni bir ülkede oluşacak kendi kendine yeterli gerçek bir islami rejimin dünyadaki diğer sünni islam memleketlerine örneklik oluşturacağı, tabiri caizse işbirlikçi arap rejimlerinin hakim olduğu ülkelerde domino etkisi yapacağı öngörüsü ve korkusu içindedirler.

İran rejiminin mezhebi yapısının şii olmayanları dışlayıcı olması ve sünni memleketlerde ciddi bir etkisinin bulunmayışı, böyle bir etki yapmadığının ve yapamayacağının farkında olmaları nedeniyle, şianın hegemonyasındaki bir Suriye onlar için her daim tercih edilebilir bir seçenektir.

Bunun mümkün olmaması halinde, yarı laik yada batı etkisine açık islami bir rejim arzulamaktadırlar. Bu nedenle ABD ve müttefikleri savaşın uzayarak direnişin islami kesiminin iyice güçten düşmesini ve batıya yanaşmasını; bu şekilde islami taleplerden iyice uzaklaşmış yarı laik bir yönetimin oluşmasını arzulamaktadırlar.

Lakin bu beklentileri boş çıkmak bir yana, kanaatimce uzayan savaş halk nezdindeki islami bilinç ve talepleri daha da artırmakta ve keskinleştirmekte, savaşan islami güçlerin prestij, tecrübe ve örgütlenmelerini artırmaktadır.

Savaşın uzamasının can ve mal kaybındaki artışlara yol açtığı açık. Fakat, bu kayıpların bir karşılığı olarak, sahada islami güçlerin yerel bazda devletleşmeye giden örgütlenmeleri gerçekleştirdikleri, Suriye’nin büyük bir kısmının kurtarılmış bölgeler biçiminde bu güçlerin denetim ve yönetimine geçtikleri görülmektedir.

Gözlemleyebildiğim kadarıyla, Suriye’de sahada hakim olan asıl güç muhalifler olup, rejim kapana kısılmış – inlerine girmiş bir vaziyette varlığını sürdürmeye gayret etmektedir. Muhaliflerin Suriye çapında tabandan tavana doğru bir devlet yapısını inşa etmekte oldukları da görülmektedir.

Savaşın uzaması ve batının Suriyeli muhalefete destek vermemesi, direnişin öz güvenini artırmakta, batıya borçlu olmamanın verdiği bir izzete dönüşmekte; batının ve işbirlikçi Arap rejimlerinin gerçek yüzünün halk nezdinde bir kez daha ortaya çıkmasına vesile olmaktadır. Bu nedenle, bir gün rejim yıkıldığında ne ABD nede başka bir güç, Suriye halkına batı yanlısı islam dışı bir rejim dayatamayacak; buna dair yapılacak girişimler ve ayak oyunları sonuçsuz kalacaktır inşaallah.

Eğer Suriye direnişi ilk günlerde ABD ve müttefiklerinin desteğini alsa ve bunun etkisiyle rejim yıkılsa idi; islami bir rejimin kurulması ve kurulacak rejimin batının etkisinden uzak kalabilmesi çok zor olacaktı diye düşünüyorum. Gelinen noktada direnişin kimseye diyet borcu bulunmamakta olup, bu nedenle halkın islami iradesi Esed sonrası oluşacak yönetime direk yansıyacaktır inşaallah.

Suriye’deki mücadeleyi 2.Bakara Suresi 153’ten 157’ye kadar olan ayetler ışığında değerlendirdiğimizde, bu mücadelenin doğru yolda ilerleyen bir mücadele olduğunu görebiliriz. Sadece Allah’a dayanarak mücadele eden ve olumsuz şartlara sabredenlerden oluşan bir mücadele. Elbetteki böyle bir mücadelede can ve mal kayıpları olacaktır ki, bu kayıplara kayıp demek bile doğru değildir aslında. Giden canların şehit, malların ise Allah’tan karşılığı ahirette alınacak karzı hasen (güzel borç) olduğunu değerlendirirsek, daha isabetli bir değerlendirme yapmış oluruz.

Gelinen noktada direniş sadece Allah’a dayanarak mücadelesine devam etmekte olup; hattı müdafa yoktur sathı müdafa vardır savaş kaidesi gereğince, adım adım Suriye’yi özgürleştirmektedir.

Bu nedenledir ki, çılgına dönen ve panikleyen Esed rejimi, başını ininden çıkarabildiği anlarda, fırın kuyruklarında ekmek sırası bekleyen insanlara uçaklarla saldırmaktadır. Muhtemelen dehşet oluşturarak halkla mücahidleri karşı karşıya getirmeyi amaçlayan bu tür saldırılar tam aksi sonuç verecek; Suriye halkının rejime nefretini ve mücahidlere desteğini artıracaktır.

2.Bakara Suresi 216. ayette, hoşumuza gitmediği halde savaşın farz kılındığı; hoşumuza gitmeyen şeylerin bizim hayrımıza, sevdiğimiz şeylerin ise şerrimize sebep olabileceği bildirilmektedir. Elbette Suriye’de yaşananlar çok acı, hiç birimizin hoşuna gitmeyen şeyler.

Elbette ne Suriye’li Müslümanlar, nede bizler bela ve felaket aramıyoruz. Fakat, imtihan hikmeti gereği kaçınılmaz durumlar oluştuğunda, yukarıdaki ayetler ışığında dayanmak, mücadele ve sabretmek zorundayız. Böyle yaptığımızda Allah’ın yardımı er geç gelecek ve mü’minler için hayırlı neticeler oluşacaktır.

Kaldı ki bu intifada başlamasa bile, Suriye’deki rejim insanlara zulmetmeye ve düşük yoğunluklu da olsa katletmeye devam edecekti. Bu zulüm ve kayıpları yıllara yaydığımızda, uzun süreç toplamında 2 yıllık intifada da verilen kayıplardan daha fazlası olacak, lakin dikta rejimi ve zulüm devam edecekti.

Suriye’li kardeşlerimiz üzerlerine düşen vazifeleri hakkıyla ifa etmekte, şahitliklerini gerçekleştirmekte, aralarından şehitler vermektedirler ve Allah’ın izni ile başarıya ulaşacaktır. Nitekim zaferin yaklaştığına dair ciddi emareler ortaya çıkmıştır. Lakin, Suriye mücadelesi sadece onların değil, tüm Müslümanların mücadelesidir. Özellikle, yakın olmamız nedeniyle Türkiyeli Müslümanların daha fazla çaba göstermesi gereken bir mücadeledir.

Bu konuda bu güne kadar Özgür-Der yüzü akı bir performans sergilemiştir kanaatindeyim. Özellikle Suriye direnişi hakkında İran-şii bloğu kaynaklı dezenformasyon çabalarının etkisiz bırakılarak islami camiada direnişin sahiplenilmesinde önder rol oynamıştır. Aynı zamanda direnişin tüm Türkiye halka duyurulması ve halkın sahiplenmesi için yaptığı çalışmalarda kayda değer neticeler vermiştir.

Bununla da kalmayarak, mağdur durumda olan Suriye halkı için kendi çapında gerçekleştirdiği yardım kampanyaları ile topladığı yardımları bizzat Suriye içinde dağıtması da önemli bir çalışmadır. Özelikle Suriye içinde mağdur durumda bulunan halka yardım hususunda İHH’nın çalışmalarının da takdir ve teşvik edilmesi gereken yüz akı faaliyetler olduğuna dair gözlem ve kanaatimi de bu vesile ile paylaşmak istiyorum.

Bu faaliyetler daha da arttırılarak devam etmeli ve tüm islami camialar ile halkımızın da katılımının sağlanmasına gayret edilmelidir. Rejim düşene kadar tüm bu faaliyetlerde gevşeklik gösterilmemeli, Suriye konusu gündemden düşürülmemelidir.

Gün bu gündür. Bu gün aç olan bir insanı açlıktan kurtarmazsak, o insana tok olduğu günde dünyaları bağışlasak bir kıymeti olmaz. Bu gün bu faaliyetleri yapmazsak, rejim devrildikten sonra yapacağımız faaliyetlerin bir kıymeti olmayacaktır. Suriyeli kardeşlerimiz orada kulluk imtihanlarının gereğini yaptıkları gibi, bizlerde burada kulluk imtihanımızın görevlerimizi yapmalıyız.

Faaliyetlerimiz onlara bir ihsan değil, Rabbimize olan kulluğumuzun ve hakka şahitliğimizin bir gereğidir.

Yazar: Mustafa Siel
HAKSÖZ HABER sitesinden 02 Ocak 2013 tarihinde yazdırılmıştır.
 
M Çevrimdışı

Musluman.

İslam-tr Sakini
İslam-TR Üyesi
"yarı laik yada batı etkisine açık islami bir rejim arzulamaktadırlar" burada yazan ne demek oluyor açıklayacak olan var mı arkadaşlar.

Yarı Laik İslami rejim ya da Batı etkisine açık İslami Rejim olur mu?

Artı olarak Özgür-Der ve İhh nın reklamını yapması dışında güzel bir yazıydı.Nitekim Özgür-Der Ve İHH nın Demokrasi ye ve Türkiye iktidarına bakışları belli,verdikleri destek belli
 
M Çevrimdışı

Murat76

Üye
İslam-TR Üyesi
İslami rejim Kur'an ve Sünnete dayalı ve raşit halifeleri de örnek alan bir sistemdir.

Bu Allahu a'lem batının bir alternatif olarak kendilerince üretmeye çalıştıkları bir modeldir. "İslami" dış görünüşü olup ta kapitalizmin ve batı hayranlığı ve etkisi kendisinde bulunan bir model. Nitekim bu Sünnete ve hadislere saldırılarının sebepleri bundandır (bir euro islam, batı islamı). İslamı içinden yıkma, boşaltma ve fikren sömürme faaliyetlerinin bir ürünü olarak çıkarmak istedikleri şeydir.

Ayrıca bu yukarıdaki yazının ne sahibini ve nede bu övdükleri kuruluşları tanımamaktayım. Uzun yıllar Türkiye dışında kaldığım için buradaki olan biten den çok haberdar değildim.
 
Geri
Üst Ana Sayfa Alt